Atopik Dermatit (Egzema)

18-08-2016 | Kategori: Dermatoloji / Alerji ve Immunoloji

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Atopik dermatit ailesel geçiş gösteren bir cilt hastalığıdır. Tek yumurta ikizlerinin her ikisinde birden görülme ihtimali %77 iken çift yumurta ikizlerinde %15’dir. Bu da genetik geçişin önemini göstermekle birlikte kalıtımla geçen faktörlerin yanı sıra çevresel faktörler gibi diğer bazı etkenlerin de hastalıkta rol oynadığını düşündürür. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Atopik dermatit ailesel geçiş gösteren bir cilt hastalığıdır. Tek yumurta ikizlerinin her ikisinde birden görülme ihtimali %77 iken çift yumurta ikizlerinde %15’dir. Bu da genetik geçişin önemini göstermekle birlikte kalıtımla geçen faktörlerin yanı sıra çevresel faktörler gibi diğer bazı etkenlerin de hastalıkta rol oynadığını düşündürür. Hastalık son 30 yılda özellikle gelişmiş ülkelerde 2 veya 3 kat artış göstermiştir. Atopik dermatit çocukların %10-20’sini, erişkinlerin ise %1-3’ünü etkiler. Hastaların yaklaşık %60’ında bulgular bir yaşından önce, %80’ininde beş yaşından önce başlar. Bu çocukların %70’inde adolesan yaşlardan önce hastalık kendiliğinden düzelir. Ancak bazı hastalarda atopik dermatit erişkin yaşlara kadar bulgu vermeyebilir.
     
    Atopik dermatit olan hastaların bir kısmında ileride alerjik rinit (saman nezlesi) ve/veya astım gelişebilir (atopik dermatitli hastaların yaklaşık %30’unda astım gelişir, bu hastaların çoğu orta veya şiddetli atopik dermatit grubundadır). Anne veya babasında saman nezlesi veya astım öyküsü olan çocukların ise az bir kısmında atopik dermatit görülür.
     
    Normal deri çevresel etkenlere karşı bariyer görevi yapar, vücudu korur. Aynı zamanda dışarıdan gelen mikroplara karşı bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olarak çalışır. Atopik dermatit hastalığında derinin en üst tabakasını yapan epidermis örtüsünde yapı bozukluğu vardır. Bu nedenle atopik dermatitli deri, görevleri arasında yer alan çevresel maddelerin vücuda girişine engel olmak, mikroplara karşı ilk savunma hattını oluşturmak, cildin yüzeyini kapatarak cilt altından su buharlaşmasına ve sıvı kaybına engel olmak gibi fonksiyonları yerine getiremez. Cilt daha kuru olup çevrede normalde var olan mikropların deriye tutunması kolaylaşmıştır. Vücut bu mikroplara karşı alerjik reaksiyon verir, kaşınmaya neden olur. Aynı zamanda kimyasal maddelerin, temas eden gıdaların, toz akarları gibi çevresel alerjenlerin ciltten girişi kolaylaşmıştır. Vücudun bu yabancı maddelere karşı olan reaksiyonu da doğal olarak artmıştır, bunun sonucunda deride kaşıntı, kızarıklık, kabuklanma ve ciltte anormal kalınlaşmalar olur.
     
    Hastalığın ana bulgusu kuru cilt üzerinde tekrarlayıcı, iyileşme ve alevlenme dönemleriyle giden aşırı kaşıntılı, kızarık, bazen yüzeysel kabuklanma bazen sulanma gösteren egzema lezyonlarıdır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda daha çok yüz, boyun, kol ve bacakların dış yüzeylerinde görülürken, ileri yaştaki çocuklarda ve erişkinlerde derinin ve eklemlerin kıvrım yerlerini tercih eder. Uzun süre tedavi edilmeyen bölgelerde likenifikasyon denilen deride kalınlaşma, kabuklanma ve kayış görünümü oluşur. Kaşıntı gün boyu devam eder, geceleri artarak uykuyu etkileyebilir.
     
    Aşırı sıcak, nem, deriyi tahriş eden maddeler, enfeksiyonlar, stres, bazen gıda ve çevresel alerjenler hastalığı artırır. Atopik dermatitli olan çocukların yarıdan fazlasında ilk iki yılda alerjiye rastlanmamaktadır, ancak bu çocuklar daha ileride alerji geliştirebilirler.
     
    Atopik dermatitin tanısı laboratuvar test sonuçları ile değil, klinik bulgularla konulur ancak özellikle beş yaşından küçük, orta ve şiddetli atopik dermatitli olan hastalarda dikkatlice seçilmiş, az sayıda gıda ve solunum yoluyla alınan toz akarı, polen gibi çevresel alerjenlere karşı yapılan testler tanıda yardımcı olabilir. Sadece kan ve/veya deri testine bakılarak testte pozitif olan tüm gıdaların diyetten çıkarılması önerilmez. Bu testlerde yalancı pozitifliklerin olabileceği unutulmamalıdır. Özellikle pozitif çıkmış gıda testi sonrasında bunun hastalığı gerçekten artırıp artırmadığını anlamak için oral provokasyon testleri yapılmalı, yani şüphe edilen gıda yedirilmeli ve takip eden günlerde atopik dermatit bulgularında artış olup olmadığına bakılmalıdır. Bazı merkezler atopik dermatit tanısında gıdaların rolünü araştırmak için şüphe edilen gıdanın küçük kaplar içinde deriye yapıştırılması yöntemi ile uygulanan yama testlerini kullanmaktadırlar ancak bu testler henüz standardize edilmemiş olup tanıda kullanılabilirlikleri şüphelidir.
     
    Atopik dermatit tedavisi, bilinen tetikleyici faktörlerden uzak durmak, deride eksik olan nemi sağlamak ve var olan enflamasyonu ortadan kaldırmaya yönelik olmalıdır.
     
    Atopik dermatitli kişiler cildi tahriş eden sabun, yün, parfüm gibi maddelerden uzak durmalıdır. Kıyafetlerde pamuklu ürünler tercih edilmelidir. Terleme kaşıntıyı artıracağından ortamın ısısı ve nemi çok yüksek olmamalıdır. Derinin eksik olan nemini düzeltmek amacı ile günlük ılık banyolar önerilir. Atopik dermatit olan kişi, ılık banyoda en az 10 dakika kalmalı ve temizlik için nemlendirme özelliği olan hafif temizleyici ürünler kullanmalıdır. Sabun, banyo köpüğü, kokulu vücut şampuanları gibi cildi tahriş eden maddelere yer verilmemelidir. Banyodan sonra cilt hafifçe dokunularak kurulanıp, tüm cilde bol miktarda nemlendirici krem uygulanmalıdır. Ayrıca özellikle sık cilt enfeksiyonu gelişen atopik dermatit hastalarına haftada iki kez seyreltilmiş çamaşır suyu banyosu da önerilebilir (ağızına kadar su doldurulmuş küvet içine 1 kapak dolusu rutin ev temizliğinde kullanılan normal konsantrasyondaki çamaşır suyu ilave edilir, hasta kişi bunun içine boyundan aşağısı su içinde kalacak şekilde 10 dakika oturur, sonra normal banyosunu veya duşunu alır).
     
    Ciltteki reaksiyonu ortadan kaldırmak için kullanılabilecek çeşitli ilaçlar mevcuttur. Kortikosteroid içeren ilaçlar özellikle pomadlar hastaların çoğu için uygundur. Kortikosteroidler etkileme gücü bakımından birçok dereceye ayrılır. Kullanılacak kortikosteroidin derecesi hastanın yaşına, klinik bulguların şiddetine ve cilt lezyonlarının nerede olduğuna göre seçilmelidir. Bazen güçlü bir kortikosteroid ile başlanıp atak kontrol altına alındıktan sonra kısa sürede daha az güçlü bir pomada geçilebilir. Kortikosteroid içermeyen atrofik dermatit ilaçları arasında deriye uygulanan Tacrolimus pomad ve Pimecrolimus krem sayılabilir. Ancak bu ilaçlar iki yaş altı çocuklarda kullanılmamalıdır.
     
    Atopik dermatitli cilt üzerine mikropların tutunması ve çoğalması daha kolay olduğundan tedavide bazen antibiyotiklerin kullanımı gerekebilir. Herpes, molluscum,siğil gibi viral enfeksiyonlara da atrofik dermatitli ciltlerde sık rastlanır. Tedaviye yanıt alınamadığında bu enfeksiyonlar veya mantar enfeksiyonları da akla gelmeli ve doktor kontrolünde buna yönelik tedavi uygulanmalıdır.
     
    Bazı hastalara aşırı kaşıntı için ağızdan alınan antihistaminik ilaçlar önerilebilir. Ancak bunlar tek başlarına etkili olmayıp mutlaka iyi bir cilt tedavisi ile birlikte kullanılmalıdırlar. Antihistaminiklerin çok etkili olmaması da bu hastalığı diğer alerjik hastalıklardan farklı kılar.
     
    Atopik dermatitli hastalara D vitamini kullanmanın yararı olabileceğine dair yayınlar vardır. Probiotiklerin de atopik dermatit riskini azaltabileceği düşünülmüş ise de ters etki yaptıklarını bildiren yayınlar da mevcuttur. Özellikle atrofik dermatit gelişme riski yüksek bebeklerin yaşamın ilk 4 ayında sadece anne sütü ile beslenmeleri atrofik dermatit riskini azaltmaktadır ancak destekleyici ek gıdaya 6 aydan daha geç başlamanın riski azaltmadığı gösterilmiştir. Bu nedenle atopik dermatitli bebekler dahil, ek gıdaya başlama yaşı Amerika ve Avrupa Pediatri dernekleri tarafından 4-6 ay arası olarak önerilmektedir.
     
     
    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. SAĞLIKLA İLGİLİ EN DOĞRU BİLGİ VE ÖNERİLER SİZE DOKTORUNUZ TARAFINDAN VERİLECEKTİR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam