Lomber Disk Hernisi (BEL FITIĞI)

02-07-2017 | Kategori: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon / Beyin ve Sinir Cerrahisi

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    İnsan omurgası 33 adet vertebranın (omurun) üst üste sıralanması ile oluşmuştur. Boyunda servikal bölge adı verilen kısımda 7 vertebra vardır. Sırt kısmına torakal adı verilmekte ve bu bölge 12 vertebradan oluşmaktadır. Bel bölgesinde ise 5 adet vertebra bulunmakta ve bu bölgeye lomber adı verilmektedir. Vertebralar yukarıdan aşağıya doğru numaralandırılmıştır. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    İnsan omurgası 33 adet vertebranın (omurun) üst üste sıralanması ile oluşmuştur. Boyunda servikal bölge adı verilen kısımda 7 vertebra vardır. Sırt kısmına torakal adı verilmekte ve bu bölge 12 vertebradan oluşmaktadır. Bel bölgesinde ise 5 adet vertebra bulunmakta ve bu bölgeye lomber adı verilmektedir. Vertebralar yukarıdan aşağıya doğru numaralandırılmıştır. Bu nedenle lomber bölgedeki vertebralar L1, L2 gibi adlandırılırlar. Lomber bölgedeki vertebralar diğer bölgelerdeki vertebralara göre daha fazla yük taşıdıkları için daha büyüktürler. Yine aynı nedenle lomber bölgede disk hernileri daha sık olarak görülürler. Vertebralar arasında eklem kıkırdakları bulunmaktadır. Bu kıkırdaklar kemik yapının belli bir miktarda hareketine izin vermektedir. Bu kıkırdak yapının bir dış kılıfı (anulus fibrozus) vardır. Bu kılıfın içinde de daha yumuşak bir yapıya sahip olan nukleus pulpozus bulunmaktadır. Bu yapının yaklaşık %80’i sudan oluşmaktadır. Kıkırdak yapıdaki kılıfın yırtılması sonucu, kıkırdak içindeki yumuşak maddenin dışarıya çıkmasına klinikte disk hernisi veya bel fıtığı adı verilir. Herniye olan seviye ilişkili olduğu vertebraların numaraları ile adlandırılırlar (ör. L4-5 seviyesi gibi). Anulusun yırtılmasında, mekanik faktörlerin, zaman içinde oluşan dejeneratif değişikliklerin ve genetik yapının katkısı vardır. Bel fıtığının en sık görüldüğü seviyeler L4-5 ve L5-S1 seviyeleridir.
     
     
    Disk Hernisinde (Bel Fıtığı) Semptomlar
     
    Bel fıtığı olan hastalarda genellikle ilk semptom bel ağrısıdır. Ağrının şiddeti bel fıtığının büyüklüğü ile orantılı olmayabilir. Ağrı belde, kalça arkasında, bacak arkasında ve ayak bileğinde olabilir. Ağrı ile birlikte bacakta uyuşukluk ve karıncalanma olabilir. Bacakta ve ayak bileğinde kuvvet kaybı oluşması bel fıtığının en önemli bulgusudur ve bu hastalara kısa zaman içinde müdahale gerekir. Aksayarak yürümek kuvvet kaybından olabileceği gibi, sadece ağrıdan da kaynaklanabilir.
     
     
    Disk Hernisinde Muayene
     
    Hastanın yapıIan değerlendirmesinde öncelikle hastanın duruşu ve yürümesi değerlendirilir. Bacaklardaki cilt ısısı ve görünümü dolaşım sistemi hakkında bilgi verebilir. Yine bu nedenle bacaklardaki damar atımlarının (nabız) değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolaşım sistemine bağlı ağrılar bel fıtığına bağlı ağrıları taklit edebilirler. Muayene sırasında bacaklardaki his ve derin duyunun, bacaklarda ve ayaklardaki kas kuvvetinin, reflekslerin değerlendirilmesi gerekir. Bulunan his kaybı ve kuvvet kaybının olduğu bölge bel fıtığının olduğu seviyeyi belirleyebilir. L3-4 disk hernisinde dizde kuvvet kaybı, L4-5 disk hernisinde ayak bileğinin yukarı doğru hareketinde, L5-S1 disk hernisinde ise ayak bileğinin aşağıya doğru hareketinde zayıflık görülebilir. L3-4 disk hernisinde dizde refleks kaybı (patella refleksi), L5-S1 seviyesinde ise ayak bileğinde refleks kaybı (aşil refleksi) olabilir.
     
     
    Disk Hernisinde Tanı
     
    Lomber disk hernisinde tanı konulurken birden fazla test uygulanabilir. Bu testler radyolojik, elektro-fizyolojik ve laboratuar testleri olarak ayrılabilirler. Radyolojik testler içinde en önemli olanı ve en sıklıkla kulanılanı manyetik rezonans (MRI) incelemesidir. MRI haricinde lomber bilgisayarlı tomografi ve lomber filmler tanı ve ayırıcı tanı amacı ile kullanılabilir. Özellikle MRI'ın yapılamadığı durumlarda lomber bilgisayarlı tomografi tercih edilir. Elektromiyelografi (EMG) de ayırıcı tanı da kulanılan bir testtir. Hastanın semptomlarını açıklayabilmek veya ayırıcı tanıda kullanmak amacı ile EMG yapılabilir. Bu testte sinirlerdeki iletişim hızına bakılarak hastanın semptomlarının ayırt edilmesi sağlanır. Bazı kan testleri ve idrar tahlili de gut hastalığı gibi metabolik hastalıklar veya böbrek enfeksiyonlarının ayırıcı tanısında kullanılabilir.
     
     
    Disk Hernisinde Tedavi
     
    Tedavide temel amaç hastanın ağrısının geçirilmesi ve varsa kuvvet ve his kayıplarının düzeltilmesidir. Tedavide en önemli faktör hastanın doktora başvurduğu andaki klinik tablosudur. Kuvvet kaybı ve/veya his kaybı olmayan hastalarda tedavide ilk amaç hastanın ağrısının geçirilmesidir. Bu amaçla ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler kullanılabilir. Bu tedavi ile bel ağrılarının %60-70'i düzeltilebilir. Bu dönemde hastanın istirahat ettirilmesi tedaviye yardımcı olur. İlaç tedavisine başlangıçta veya ilerleyen günlerde fizik tedavi eklenebilir. Bu tedavilere cevap vermeyen hastalarda cerrahi tedavi düşünülebilir. Cerrahi tedavi ile hastanın özellikle bacağa yayılan ağrıları ortadan kaldırılabilir ve hastanın iyileşme süreci hızlandırılabilir.
     
    Hastanın doktora başvurusu sırasında kuvvet kaybı ve/veya his kaybı olması daha erken dönemde cerrahi tedavi uygulanmasına neden olur. Özellikle belirgin kuvvet kaybı olan hastalarda hastanın bir an önce tedavi edilmesi kuvvet kaybının kalıcı olmaması için gereklidir.
     
     
    Cerrahi Tedavi
     
    Uygulanacak olan cerrahi tedavi hastanın disk hernisinin yerine, seviyesine ve kaç seviyede disk hernisi olduğuna bağlıdır. Cerrahi tedavide en sık uygulanan yöntem mikrolomber diskektomi adı verilen operasyondur. Bu tedavide cerrahi mikroskop kullanilir. Cerrahi mikroskop cerrahi sahanın aydınlatılması ve büyütülerek daha iyi görülmesini sağlar. Yine mikroskop kullanımı nedeni ile yapılan kesinin daha küçük olması sağlanır.
     
    Endoskopik yöntem bir başka cerrahi tedavi yöntemidir. Bu yöntem sınırlı sayıda hastada uygulanabilen bir yöntemdir. Endoskopik cerrahi hastanın kas yapısına daha az zarar verdiği için iyileşme dönemi daha kısadır.
     
    Cerrahi tedavideki komplikasyon oranları düşük olmasına rağmen yine de görülebilirler. Komplikasyonlar arasında yara yeri enfeksiyonu, sinir kökünün yaralanması ve beyin omurilik sıvısının yara yerinden sızması belirtilebilir. Bu komplikasyonlardan en tehlikelisi sinir kökünün yaralanmasıdır. Sinir kökü yaralanmasında hastada kalıcı kuvvet kaybı oluşabilir. Yara yeri enfeksiyonu genellikle cilt ve cilt altı enfeksiyonu şeklinde ortaya çıkar ve yara yeri bakımı ve antibiotiklerle tedavi edilir. Daha derin yerleşimli enfeksiyonlar için yaranın tekrar açılmasi ve temizlenmesi, uzun süreli antibiotik kulanımı gereklidir.
     
     
    İyileşme Süreci
     
    Hastanın iyileşmesi aşamalı olarak hastanın aktivitelerinin başlatılması ile sağlanır. Hastanın yaptığı işe bağlı olarak hastanın işe geri dönüşü planlanır. Ameliyat sonrası istirahat için yapılan ameliyatın seviyelerine ve ameliyatın içeriğine bağlı olarak karar verilir.
     
     
    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDAN ŞÜPHE EDİLDİĞİNDE DERHAL BİR DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam