Hipertroidizm Ve Tirotoksikoz

28-08-2016 | Kategori: Endokrin ve Metabolik Hastalıklar

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Dokular üzerinde aşırı tiroid hormonu etkisine bağlı olarak gelişen klinik tabloya hipertroidizm, hypertroidism bulgularının araya giren stres veya enfeksiyon gibi nedenlerle aniden kötüleşmesi haline tirotoksikoz denir. Hipertroidismin bir toplumda görülme oranı kadınlar için %2, erkekler için ise %0.2 civarındadır. Hastalığın yaklaşık %15’i 60 yaş ve üstü kişilerde görülür. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Dokular üzerinde aşırı tiroid hormonu etkisine bağlı olarak gelişen klinik tabloya hipertroidizm, hypertroidism bulgularının araya giren stres veya enfeksiyon gibi nedenlerle aniden kötüleşmesi haline tirotoksikoz denir. Hipertroidismin bir toplumda görülme oranı kadınlar için %2, erkekler için ise %0.2 civarındadır. Hastalığın yaklaşık %15’i 60 yaş ve üstü kişilerde görülür.

    Hipertroidismin birden çok nedeni vardır, bu nedenler arasında Graves hastalığı, toksik multinodüler guatr ve toksik adenom, tiroidit ve bazı ilaç (Lityum veya Amiodarone gibi ilaçlar)yan etkileri sayılabilir. Graves hastalığı hipertroidinin en sık rastlanılan nedenidir. Buna karşın toksik multinodüler guatr görülme oranı yaşla beraber artar ve yaşlılarda Graves hastalığından daha sık olarak hipertroidiye neden olur, tirotoksikoz nedenlerinin %5’ini yapar. İyot eksikliği bu hastalığın görülme riskini 10 kat artırır. Toksik multinodüler guatra genellikle 40 yaşın üstündeki hastalarda rastlanır. Graves hastalığından daha sinsi seyreder, klasik hipertroidism bulguları her zaman mevcut değildir ve tanı uzun süre atlanabilir. Tiroid bezinde büyüme görülür, tiroidte birden çok nodül vardır ve ağrılıdır. Toksik adenomda ise genetik bir bozukluğa bağlı olarak tiroid bezi üzerinde devamlı bir uyarı yapan tek bir nodül bulunur, bunun sonucu olarak tiroid bezinin salgıladığı hormon miktarı artar. Daha genç hastalarda ve iyot eksikliği görülen bölgelerde rastlanır. Tiroid bezi büyümüş değildir, hastalığa neden olan nodül ise ağrısızdır.

    Nadiren hipertoridism, tiroide metastaz yapmış kanserlerde, tiroid hormonu salgılayan over (yumurtalık) kanserlerinde de görülebilir.

    Hipertroidismin en sık rastlanılan nedeni olan Graves, otoimmün bir hastalık olup burada kanda dolaşan ve tiroid bezini uyaran proteinler mevcuttur. Bu proteinlerin etkisi ile tiroid bezi sürekli hormon üretir, buna bağlı olarak da büyür, guatr oluşur. Diğer otoimmün hastalıklarla birlikte görülebilir (Tip 1 Diabet, vitiligo gibi). Graves hastalığına rastlanma oranı bir toplumda yaklaşık %0.5 civarında olup tüm hipertroidi nedenlerinin yaklaşık %50-80’nini oluşturur. Graves hastalığına kadınlarda erkeklerden daha sık rastlanır (5:1 ile 10:1 arasında). En sık 40-60 yaşları arasında görülür. Genetik olarak eğilimi olan kişilerde stres, enfeksiyon ve doğum, hastalığın ortaya çıkışına neden olabilir. Ailede özellikle kadın akrabalarda tiroid hastalığı öyküsü bulunması Graves hastalığı riskini artırır.

    Tiroid hormonu vücuttaki hemen her doku üzerinde etkilidir. Vücut ısısını yükseltir, bazal metabolik hızı artırır, kanda kolesterol düzeyini düşürür, kalp ve damar yapısı üzerine de etkileri vardır. Hipertroidizm hastanın yaşına, hastalığın süresine, kandaki hormon düzeyine ve başka hastalıklarla birlikte olup olmamasına göre farklı bulgularla seyreder. Klasik olarak kilo kaybı, osteoporoz (kemik erimesi),kalp hızında artış, kalpte ritim bozuklukları, emboli (pıhtı atması)anksiyete hatta ölüm görülebilir. Yaşlı hastalarda klasik bulgular daha az olup tanı daha zordur.

    Graves hastalığında en sık rastlanılan yakınmalar iştahta artışa rağmen kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük, uyuma güçlüğü, ellerde titreme, sık dışkılama, kas güçsüzlüğü ve adet düzensizliğidir. Klinik bulgu olarak taşikardi (kalp hızında artış), guatr, reflekslerde artış, ellerde titreme, derinin terli ve sıcak olması, göz kapağının tam kapanmaması, proptozis denilen göz küresinin öne doğru itilmesi görülür. Erkek hastalarda jinekomasti (meme dokusunda büyüme) libido azlığı ve empotansa rastlanabilir.

    Hipertroidide kanda aşırı miktarda tiroid hormonu bulunur, bu da tiroid hormonunun ihityaca göre salgılanmasını uyaran ve beyinde yapılan TSH’nın baskılanmasına neden olur. Serum TSH düzeyi hipertroididen şüphe edilen kişilerde ilk yapılması gereken testtir. Ancak serum TSH ile birlikte tiroid hormonu olarak kanda serbest T4 de bakılırsa hastalığın tanısında yardımcı olur. Belirgin hipertroidide kanda her iki tiroid hormonu da yani serbest T3 ve serbest T4 yüksek iken TSH çok düşük veya ölçülemeyecek seviyelerdedir. Sınırda veya subklinik hipertoidide ise TSH miktarları düşmeye başlamış ama tiroid hormon düzeyleri henüz normal sınırlardadır. Kural olarak, nadir görülen bazı hastalıklar dışında, eğer kanda TSH düzeyleri normal ise, o kişinin hipertroidi olma olasılığı hemen hiç yoktur. Eğer tanıda şüphe varsa veya tiroidit gibi bir neden düşünülüyorsa radyoaktif iyot ile yapılan radyolojik görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Graves hastalığında tiroid bezi yaygın olarak radyoaktif iyotu tutar. Ayrıca Doppler ultrason ile tiroid dokusunda kanlanmada artış gösterilebilir.

    Tedavide tiroid hormonunu baskılayıcı antitiroid ilaçlar (propylthiouracil veya methimazole), radyoaktif iyot veya cerrahi yöntemler kullanılabilir. Antitiroid tedavi başladıktan 3-4 hafta sonra yakınmalarda belirgin düzelme olur. Bu tedaviyi alan kişiler ilaçların olası yan etkileri konusunda bilgilendirilmelidirler. Antitiroid ilaç tedavisi alanlarda remisyon oranı yani hasta ilacı kestikten sonra da tiroid hormon düzeylerinin normal kalması %30-50 arasındadır ancak bu kişilerde bile hastalığın tekrarlama riski %50 civarındadır.

    İlk tedavi olarak veya ilaç tedavisini takiben radyoiyot kullanılabilir. Bunda hastalığın kontrol altına alınma şansı %80 civarındadır. Ancak gebelik yaşındaki tüm kadınlara bu tedavi uygulanmadan önce hamilelik testi yapılmalıdır.

    Cerrahi olarak tiroid bezinin çıkarılması en nadir kullanılan yöntemdir. Özellikle antitiroid ilaçlardan yan etki görenlere, yüksek doz antitiroid ilaç gerektiren hamilelere, radyoiyot almayı reddeden ya da büyük guatrı olan veya tiroidte şüpheli kitlesi olan bazı hastalara uygulanabilir.

    Gebelikte Graves hastalığının tedavisi daha zordur, hem propylthiouracil, hem de methimazole plasentayı geçer ve gelişmekte olan bebeğin tiroid fonksiyonlarını etkiler. Propylthiouracil gebelikte tercih edilir ancak bebeğin gelişimi ve bebekte guatr oluşup oluşmadığı ultrason ile takip edilmelidir.

    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDAN ŞÜPHE EDİLDİĞİNDE DERHAL BİR DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam