Tiroidit

26-07-2016 | Kategori: Endokrin ve Metabolik Hastalıklar

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Tiroidit tiroid bezinin enflamasyonu ile karakterize hastalık grubu olup enfeksiyon, travma veya radyasyon tedavisi gibi nedenlere bağlı geliştiğinde ağrılı, ilaçlara veya otoimmün hastalıklara bağlı geliştiğinde genellikle ağrısızdır. Tiroidit durumunda tiroid bezinin fonksiyonu artmış, azalmış veya normal olabilir. Fonksiyon zamanla farklılıklar gösterebilir. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Tiroidit tiroid bezinin enflamasyonu ile karakterize hastalık grubu olup enfeksiyon, travma veya radyasyon tedavisi gibi nedenlere bağlı geliştiğinde ağrılı, ilaçlara veya otoimmün hastalıklara bağlı geliştiğinde genellikle ağrısızdır. Tiroidit durumunda tiroid bezinin fonksiyonu artmış, azalmış veya normal olabilir. Fonksiyon zamanla farklılıklar gösterebilir.

    En sık rastlanılan nedenleri Haşimoto Hastalığı, Subakut Tiroidit, hamilelik sonrası gelişen Postpartum Tiroidit ve İlaçlara Bağlı Gelişen Tiroidittir.

    HAŞİMOTO HASTALIĞI: Kronik otoimmün tiroidit veya kronik lenfositik tiroidit olarak da bilinir. Bazı hastalarda Tip 1 Diabet, Addison Hastalığı, Vitiligo Çölyak Hastalığı gibi diğer otoimmün hastalıklarla birlikte görülür. Tiroid bezi lenfosit denilen bağışıklık hücre tipleri ile işgal altındadır. Teorilerden birine göre hastalık viral bir enfeksiyonla başlar, vücut bu enfeksiyonla mücadele ederken tiroid proteinlerini de buna benzeterek saldırıya geçer. Ancak hastalarda belirgin bir viral enfeksiyon bulgusuna rastlanmamıştır. Sıklıkla 40-60 yaşları arasında görülür, kadınlarda görülme riski erkeklere oranla daha fazladır. Hastaların çok büyük bir kısmında tiroid bezinde yaygın büyüme vardır, ele sert gelir, ağrısızdır. Boğazda dolgunluk hissi olabilir.

    Tiroid bezinin fonksiyonu tamamen normal olabileceği gibi belirgin hipotiroidiyi gösteren serum T4 hormon düzeyi düşük, TSH yüksek olabilir veya sınırda hipotiroidi olup T4 düzeyi normalken TSH yükselmiş olabilir. Sigara içenlerde hipotiroidi gelişme riski daha yüksektir. Haşimoto hastalığının karakteristik laboratuvar bulgusu antitiroid peroksidaz antikorları denilen ve vücudun kendi tiroid bezi ile savaşmak üzere yaptığı anormal proteinlerdeki artıştır. Hastaların %90-95’inde kanda mevcuttur. Ayrıca %20-50 hastada antitiroglobulin antikorlarına da rastlanır.

    Guatr veya hipotiroidizm bulguları olan hastalar tedavi gerektirirler. Tedavide tiroid hormonları kullanılır. Hastaların çoğunda bu tedaviye ömür boyu devam etmek gerekir.

    Haşimoto tanısı almış bir kişide tiroid bezinde ani büyüyen bir kist-nodül varsa mutlaka biopsi yapılması gerekir. Zira bu hastalarda Tiroid Lenfoması veya Tiroid Papiller Kanseri normal popülasyona oranla daha sık görülür.

    SUBAKUT TİROİDİT: Dev Hücreli Tiroidit veya Quervain Tiroiditi olarak da bilinir. Tiroid bezinde ağrı yapan nedenlerin başında gelir. Sıklıkla 40-50 yaşları arasında rastlanır, kadınlarda daha sık görülür. Çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonu yapan viral enfeksiyonları takiben gelişir, yaz aylarında daha sık görülür. Kas ağrıları, hafif ateş, farenjit, halsizlikle başlar sonrasında ateş yükselebilir, tiroid bezinde büyüme, hassasiyet ve kulağa ve çeneye yayılan boyun ağrısı gelişir. Kulak enfeksiyonu, diş ağrısı, farenjit ile karışır. Ağrının yeri zaman zaman değişir. Yutkunmakla ve baş hareketleri ile ağrı artar.

    Tiroid bezindesimetrik olmayan bir büyüme görülür, sert ve hassas olarak ele gelir.

    Hastaların yarısında hipertroidi bulguları vardır. Virusla savaşan lenfositler tiroid bezine saldırır, bezdeki dokularda hasara yol açar ve tiroid bezinde depolanmış çok miktarda tiroid hormonunun kana karışmasına neden olur. Kanda yüksek miktarda T3 ve T4 hormonları bulunur. Bu durum tiroid bezinin hormon depoları bitene kadar sürer (genellikle 3-6 hafta). Bu dönemde hastalar Graves hastalığı gibi diğer hipertroidi hastalıkları ile karıştırılabilirler. Ancak Graves’ten farklı olarak bu hastalarda egzoftalmus denilen ve göz küresinin öne doğru çıkması ile karakterize durum görülmez. Ayrıca yine Graves hastalarında görülen alt bacak ön kısmında rastlanılan ödem burada yoktur. Doppler ile incelendiğinde Graves hastalında görülen tiroid bezinin aşırı kanlanmasına Subakut Tiroiditte rastlanmaz.

    Hastaların çoğunluğunda klinik bulgular üç aşamalı olarak gelişir. Birinci aşama yukarıda tarif edilen hipertroidi fazıdır. Bunda kanda tiroid hormonlarının artması Tiroid Stimulating Hormon (TSH) düzeylerinin baskılanmasına neden olur. Depolar tükenince hipotiroidi fazı başlar. Tiroid bezinde depolanmış tiroid hormonu kalmadığı için T4 düşer, bezi uyarmak isteyen TSH yükselir. Bu ikinci faz da birkaç haftadan 6 aya kadar devam eden sürelerde gerçekleşir. Hastaların %95’i 6-12 ayda normal tiroid fonksiyonlarına kavuşurlar. Ancak %10-15’inde hipotiroidi devam eder ve uzun süreli tiroid hormon tedavisine (Levothyroxine) ihtiyaç gösterirler.

    Tedavide semptomatik olarak Ibufen veya Aspirin gibi ağrı kesiciler kullanılır. Tedavi başladıktan sonra ağrının kesilmesi 5 haftayı bulabilir. Ancak 1 hafta içinde ağrıda azalma yoksa steroid (prednison) tedavisi gerekebilir.

    POSTPARTUM TİROİDİT: Doğumdan sonra kadınların yaklaşık %10’unda tiroidit gelişir. Gebelik esnasında bebeğe ait bazı hücrelerin annenin tiroid dokusuna yerleşmesi sonucu olduğunu düşünenler vardır. Bu hastaların yaklaşık yarısında ailelerinde tip 1 diabet (şeker hastalığı), Addison hastalığı gibi otoimmün hastalık öyküsü vardır. Çoğu hastada doğumu takip eden 2-6 ay içerisinde küçük, ağrısız, sert guatr gelişir. Hastalarda hipotiridi, hipertrodi veya önce hiper sonra hipotiroidi olabilir. Hastaların çoğunda 1 yıl içinde tiroid fonksiyonları normale döner ancak bunların yaklaşık yarısında 7- 9 sene içinde kalıcı hipotiroidi geliştiği bildirilmiştir. Postpartum tiroidit öyküsü olan kadınlarda bu hastalığın daha sonraki gebeliklerde tekrarlama riski %70 civarındadır.

    Tedavi semptoma yöneliktir. Hipertiroidi semptomları için beta blokür içeren ilaçlar kullanılabilir ancak bu ilaçlar süte geçtiği için emziren annelerde doktor kontrolünde ve dikkatli kullanılmalıdır. Hipotiroidi varsa tiroid hormonu içeren ilaçlar hastanın doktoru tarafından önerilebilir.

    İLAÇA BAĞLI TİROİDİT: Amiodarone (Cordarone gibi), Interferon-alpha (Infergen gibi), Interleukin-2 ve Lityum hipo veya hipertroidiye yol açabilirler. Bu ilaçlar başlanmadan önce tiroid fonksiyonlarına bakılması ve ilaç devam ettiği sürece aralıklı takibi önerilir. İlacın kesilmesi ile birlikte tiroid fonksiyonları genellikle normale döner. Bu süre içinde tedavi semptomlara yöneliktir.

    RİEDEL TİROİDİTİ: Tiroid ve çevre dokusunda bilinmeyen bir nedenle artmış bağ dokusu yapısı bulunur. Nadir rastlanır. Kadınlarda daha sıktır. Tiroid bezi tahta sertliğinde ele gelir. Ağrısız ve hareketsizdir. Yemek borusuna veya nefes borusuna baskı yaparak sesin kalitesinde değişme, boğulma hissi, yutkunma güçlüğü, nefes darlığına yol açabilir. Hastaların çoğunda başlangıçta tiroid fonksiyonları normaldir ancak hastalığın ilerlemesi ile birlikte hipotiroidi gelişir. Tanı biopsi ile konulur. Steroid dahil çeşitli ilaç tedavilerinin yanı sıra cerrahi tedavi gerekebilir.

    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDAN ŞÜPHE EDİLDİĞİNDE DERHAL BİR DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam