Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri

02-05-2016 | Kategori: Kanser / Genel Cerrahi

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Kolon kanseri (kalın bağırsak), rektum kanseri ile birlikte kolorektal kanserler olarak anılır. Hem kadın hem de erkeklerde kanser ölümlerinde 3. sıradadır. Endüstrileşmiş ülkelerde daha sık görülmektedir. Kolon gastrointestinal sistemin yani sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır. Bu bölge 4 anatomik kısıma ayrılır. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Kolon kanseri (kalın bağırsak), rektum kanseri ile birlikte kolorektal kanserler olarak anılır. Hem kadın hem de erkeklerde kanser ölümlerinde 3. sıradadır. Endüstrileşmiş ülkelerde daha sık görülmektedir. Kolon gastrointestinal sistemin yani sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır. Bu bölge 4 anatomik kısıma ayrılır. Bunlar çıkan kolon (ascending kolon), transvers kolon, inen kolon(descending kolon) ve adını S harfine benzemesinden alan sigmoid kolondur. Kolon duvarı birçok tabakadan oluşur. Kolon kanseri bu tabakaların en içte olanından başlar ve dışarıya doğru büyür. Tanı anında tümör tabakaların bir kısmını ya da tüm tabakaları geçmiş hatta kolon dışına yayılmış olabilir. Hastaların yaklaşık %20’sinde tanı anında uzak organlara metastaz bulunur.


     
    Kolonda farklı tiplerde kanserler gelişebilirse de çok büyük çoğunluğu adenokarsinomdur. Bu kanser tipi, barsak içinin kayganlığını sağlayan mukusu yapan hücrelerden başlar.
     
    Risk faktörleri:
    1. Yaş: Kolon kanserlerinin çoğu 50 yaşından büyük kişilerde görülür. Tanı anında hastaların %70’i 65 yaşın üstündedir.
    2. Kişide ve ailede barsakta polip öyküsü: Polipler iyi huylu tümörlerdir ancak kolonda adenomatöz polipi olan kişide kanser riski normal topluma göre artmış olarak görülür. Özellikle büyük ve çok sayıdaki polipler risk taşırlar.
    3. Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi enflamasyonlu barsak hastalığı olan kişilerde kolon kanseri riski daha yüksektir.
    4. Kolon kanseri tanısı alan kişilerin çoğunun aile öyküsünde kolon kanserine rastlanmaz ancak kolon kanseri tanısı almış her 5 kişiden birinin ailesinde kolon kanseri bulunur. Kişinin birden çok birinci derece akrabasında kolon kanseri bulunuyorsa veya bu akrabalar tanı aldıklarında 45 yaşından daha genç iseler, bu risk daha yüksektir. Bunun nedeni benzer genetik yapı, benzer çevresel faktörler veya her ikisi birden olabilir.
    5. Kalıtsal Sendromlar: Kolon kanserlerinin sadece %5-10’u kalıtımsal yani aileden geçişlidir. Kolon kanseri riski taşıyan kalıtımsal hastalıklara örnek olarak şunlar verilebilir:


    -Ailesel Adenomatöz Polipozis (FAP) denilen hastalıkta kişi anne veya babasından APC genini alır. Bu kişilerin bağırsaklarında yüzlerce polip bulunur. Bu poliplerin bir ya da daha fazlasında kanser gelişebilir. Bu sendromda kolon kanserine 20 yaş gibi çok erken yaşlarda rastlanılabilir. Eğer koruyucu amaçla kolon çıkarılmadı ise bu sendromu olan kişilerin hemen tamamında 40 yaşa kadar kanser gelişir.

    -Herediter Non-polipozis Kolon Kanseri (HNPCC): Lynch sendromu olarak da bilinir. Birden çok gende doğuştan gelen bir anormallik olabilir. Bu sendromda da kolon kanseri erken gelişebilir ama ailesel adenomatöz polipozisdeki kadar erken yaşlarda pek görülmezler ancak yaşam boyu kolon kanserine yakalanma riskleri %80 civarındadır. Bu kişilerde de bağırsakta poliplere rastlanılabilir ama sayıca çok daha azdırlar. Bu sendromu olan kadınlarda rahim içini döşeyen endometrium tabakasından kaynaklanan kanserlere de çok sık rastlanır. Ayrıca yumurtalık, mesane, böbrek kanseri gibi diğer kanser riskleri de daha fazladır.
    -Turcot sendromu, Peutz-Jeghers, MUTYH-associated polypozis sendromlu kişilerde de kolon kanseri riski yüksektir.
    6. Irk: Doğu Avrupa orijinli Yahudiler (Askenazi) kolon kanseri yönünden tüm etnik gruplardan daha yüksek riske sahiptirler. Bu grupta birçok gen mutasyonuna rastlanır, bunlar arasında en sık görüleni I1307K APC mutasyonudur.
    7. Tip 2 Diabet: Kolorektal kanser riski artmıştır.
    8. Yaşam tarzını etkileyen faktörler:
    a. Diyet: Etyolojide rol oynadığı gösterilmiş en önemli dış etken diyettir. Kırmızı etten ve işlenmiş etten (sosis, salam gibi) zengin diyet kolorektal kanser riskini arttırabilir. Etleri çok yüksek ısıda pişirmek (yağda kızartmak, grilde pişirmek gibi) kanserojen maddeleri arttırabilir ancak bunun ne kadarının tehlikeli olduğu çok net olarak bilinmemektedir. Taze meyve ve sebzeden ve tahıllı gıdalardan zengin diyetin kolon kanseri riskini azalttığı düşünülmektedir.
    b. Yüksek tansiyon, kan trigliserid değerlerinde artış ve HDL kolesterol düzeylerinde düşüklük erkeklerde kolon kanseri riski üzerinde olumsuz etki yapmakta ise de bu ilişki kadınlar için gösterilememiştir.
    c. Fiziksel aktivite azlığı-inaktivite: Fiziksel olarak hareketsiz bir yaşam tarzının kolon kanseri riskini arttırdığı düşünülmektedir.
    d. Obezite: Obezite gerek kadınlarda gerekse erkeklerde kolon kanseri riskini artırır ancak erkeklerde bu risk daha artmış görülmektedir.
    e. Sigara: Sigara ile vücuda giren bazı zararlı maddeler tükürükle birlikte yutulmakta ve bağırsak kanseri riskini artırmaktadır. Sigara genellikle büyük kolorektal adenomlara neden olur ki bunların kanser öncüsü oldukları bilinmektedir.
    f. Aşırı alkol tüketimi: Erkeklerde günde 2 bardaktan kadınlarda da günde 1 bardaktan daha fazla alkol tüketiminin kolorektal kanser riskini arttırdığı düşünülmektedir.
     
    Kolon Kanserinin Klinik Bulguları
    Kolon kanserli hastaların bir kısmında herhangi bir yakınmaya rastlanmaz. Bazılarında ise aşağıdaki şikayetler bulunabilir.
    • Tuvalet alışkanlığında değişiklikler. İshal, kabızlık, dışkının şeklinde incelme
    • Büyük tuvalete gitme ihtiyacı hissedip dışkı yaptıktan sonra da rahatlayamama


    • Makattan kan gelmesi, dışkının renginde koyulaşma, kanla karışık dışkı


    • Karın ağrıları veya kramplar (birkaç günden fazla süren)


    • Halsizlik ve güçsüzlük


    • İstem dışı kilo kaybı


     
    Kolon Kanseri Tarama Testleri
    50 yaş üstünde ve bilinen bir risk faktörü olmayan kadın ve erkeklerde şu testlerin herhangi biri kullanılabilir.


    Her 5 yılda bir fleksible sigmoidoskopi (FSIG) veya


    Her 10 yılda bir kolonoskopi veya


    Her 5 yılda bir çift kontrastlı bariumlu lavman (DCBE-double contrast barium enema), veya

her 5 yılda bir CT kolonografi, veya

yıllık olarak gaitada gizli kan, veya

gaytada DNA testi (ideal tekrarlanma aralığı bilinmemektedir).
    Sigmoidoskopi ve kolonoskopide kişi yan tarafına yatırılarak ucunda kamera olan yumuşak bir tüp rektumdan içeri doğru yerleştirilir. İşlem öncesi barsak temizliği yapılır. İşlem esnasında bağırsak içine hava verilerek duvarlarının açılması ve daha iyi görünmesi sağlanır. Sigmoidoskopi ile bağırsağın son 50-60cm’lik kısmı taranırken kolonoskopi ile tüm kolon bağırsak taraması yapılır. Her iki işlemde de doktor şüpheli gördüğü yerlerden doku örnekleri (biopsi) alır. Eğer varsa bağırsak içindeki polipler de, bazıları kansere dönebileceklerinden, yakılır veya çıkarılır. İşlem genellikle 10-15 dakikada tamamlanır.

    *2013 Eylül ayında yayınlanan bir çalışmaya göre yıllık olarak dışkıda gizli kan ile yapılan tarama testinin kolorektal kanserden ölüm riskini 30 yıllık bir takipten sonra %32 oranında azalttığı gösterilmiştir. Aynı zamanda yayınlanan bir başka çalışmaya göre ise kolonoskopi sonuçları normal olan kişilerde kolon kanserine yakalanma riski 15 yıl sonra bile düşük olarak bulunmuştur. Sigmoidoskopi kalın bağırsağın distal kolon denilen rektuma yakın kısımlarının kanserlerinden ölüm oranını düşürmektedir. Buna karşın kolonoskopi hem distal hem de daha yukarılarda yer alan proksimal kolon kanserlerinden ölüm riskini azaltmaktadır.
     
    Kolon Kanserinin Tanısında ve Evrelendirilmesinde Kullanılan Yöntemler
    Kolon kanseri, tarama testleri esnasında tesadüfen bulunur veya hasta yukarıda bahsedilen şikayetlerle başvurur . Yakınması kolon kanserini düşündüren hastalara sigmoidoskopi veya kolonoskopi yapılır.
 Kolonoskopi esnasında kanserden şüphe edilirse biopsi ile tanı kesinleştirilir. Kolonoskopi veya cerrahi operasyon esnasında alınan parça patolojik inceleme için gönderilir. Kanser hücrelerinde genetik değişikliklere bakılabilir, bunlar daha sonra kanserin tedavisinde yol gösterici olabilir. Örneğin KRAS geninde veya BRAF geninde genetik olarak mutasyon varsa bu hastalar Cetuximab veya Panitumumab gibi bazı kanser ilaçlarından yarar görmezler.


    Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kolon kanserinin vücutta başka bir odağa yayılıp yayılmadığının araştırılmasında kullanılır. Ayrıca kanser olduğundan şüphelenilen alan vücutta kolay ulaşılamayacak bir yerde ise BT eşliği altında iğne biopsisi yapılabilir.
    Ultrason: Kolon kanserinin karaciğer gibi organlara veya karın içinde başka bir bölgeye yayılıp yayılmadığına bakmak için kullanılır, ama kolondaki primer tümörleri göstermez. Ayrıca operasyon esnasında karaciğer üzerine konularak tümörün karaciğere yayılımına daha iyi bakmayı sağlar.
    Manyetik Rezonans (MR): Kanserin yayılımına bakmak için kullanılır. BT’de şüpheli görülen bazı odakların daha detaylı incelenmesinde kullanılabilir.
    Akciğer Filmi: Kanserin akciğere yayılımına bakmak için kullanılır.
    PET : Kanserin lenf düğümlerine veya diğer tetkiklerle çok net görülmeyen başka bölgelere yayılıp yayılmadığına bakmak için kullanılır.
    Anjiografi: Kan damarlarının radyolojik olarak incelenmesinde kullanılır. Karaciğere yayılımı olan tümörlerde karaciğerdeki odağı besleyen arterin gösterilmesinde yararlıdır. Buna bakarak cerrah tümörün çıkarılıp çıkarılamayacağına karar verir, aynı zamanda operasyonun teknik olarak planlanmasında yardımcı olur.


     
    Kolon kanserinin evrelendirilmesi (staging)
    Kanser evrelendirilmesi, kanserin vücut içindeki yayılımını tanımlamada kullanılır. Kanserin bağırsak duvarında ne kadar ilerlediğine, yakındaki dokulara ulaşıp ulaşmadığına, yakındaki lenf düğümlerine yayılımına veya uzak metastazının olup olmamasına göre değerlendirilir. Bunu yaparken fizik muayene, biopsi sonucu ve diğer yardımcı testler (BT, MR, PET scan gibi) kullanılır.
    TNM Evrelendirmesi
    T: Tümörün bağırsak duvarında ne kadar ilerlediğine ve komşu alanlara yayılımının olup olmamasına göre,
    N: Tümörün bölgesel lenf düğümlerine yayılımına göre,
    M: Kanserin uzak organlara yayılımına yani metastazına göre değerlendirilir. Kolon kanseri vücuttaki hemen her organa yayılabilir ama en sık akciğer ve karaciğeri tutar.
    TNM sistemi 0-4 arası değişen değerlendirme kriterleri kullanır.
    Tis: İn situ tümör. En erken evre. T1’de tümör en iç tabaka olan mukozayı geçmiş, bir alt tabaka olan muskularis mukozaya geçmiştir. T4’de ise kanser kolonun tüm tabakalarını geçmiş, en dış tabakaya ulaşmıştır.
    N0’da bölgesel lenf düğümlerinde kansere rastlanmazken, N2’de bölgesel lenf düğümlerinin en az 4’ünde kansere rastlanmış demektir.
    M0’da uzak metastaz yokken, M1b: En az 1 uzak organ metastazı vardır.
    Evre 0: En erken evre
    Evre I: Kanser bağırsak duvarının birkaç tabakasını geçmiş ama bölgesel lenf düğümlerine yayılmamış.
    Evre IIA: Tümör bağırsak duvarının en dış tabakasına kadar ulaşmış ama bu tabakayı geçmemiş ve bölgesel lenf düğümlerine ulaşmamış ve uzak organlara yayılmamış.
    Evre IIB: Tümör barsak duvarının tüm tabakalarını geçmiş, ama bölgesel lenf düğümlerine ve uzak organlara yayılmamış.
    Evre IIC: Tümör bağırsak duvarını geçmiş ve komşuluğundaki dokulara yapışmış ama bölgesel lenf düğümlerine veya uzak organlara sıçramamış.
    Evre III: Tümör bağırsak duvarını geçmiş ve bölgesel lenf düğümlerine atlamış ama uzak organlara sıçramamış.
    Evre IV: Tümörün lokal yayılımının veya büyüklüğünün önemi olmadan uzak organlara metastaz yapmış demektir.
    Evrelere Göre 5 yıllık Yaşam Şansı
    Evre I: %85-95
    Evre II: %60-80
    Evre III: %30-60
    Evre IV: %6
    Kolon kanserinde evrelendirme ayrıca tümörün ne kadar iyi diferansiye olduğuna yani köken aldığı dokuya ne kadar benzediğine göre patolojik olarak da yapılabilir. İyi diferansiye tümörlerin prognozu daha iyidir.
     
    Tedavi
    • Cerrahi: Laparoskopik veya açık operasyonun lokalize tümörlerde birbirlerine üstünlüğü görülmemiştir ancak operasyonun tipi cerrahın tercihine ve deneyimine bırakılmalıdır.

Kolon kanseri tanısı almış hastaların yaklaşık %15-20’sinde tanı anında karaciğer veya akciğer metastazı bulunur. Bu hastaların yaklaşık %20-25’inde tümör cerrahi olarak çıkarılabilir.
    • Radyoterapi
    • Kemoterapi: Kemoterapi genellikle Evre III tümörlü hastalara önerilir. Yüksek riskli Evre II hastaları için de düşünülebilir.
    • Hedefe Yönelik Tedaviler: Hedefe yönelik tedaviler kemoterapi ile birlikte veya tek başına kullanılabilir. Bunlar genellikle tümörün büyümesini sağlayan damarların üzerinde bulunan veya tümör dokusunda bulunan ve tümöre büyüme emrini veren proteinleri n çalışmasını durdurmaya yönelik tedavilerdir. Yan etkileri genellikle kemoterapi ilaçlarından daha azdır ancak daha önce de söylendiği gibi kanser hücrelerinde bulunan bazı genetik değişiklikler bazı tip kolon kanserlerinde bu tedavileri etkisiz kılmaktadırlar.

Kanserin evresine bağlı olarak bunların hepsi veya birkaçı bir arada ya da arka arkaya kullanılabilir.
     
    Takip
    Optimal tedavi yapılan hastaların bile yaklaşık %30-50’sinde hastalık tekrarlar. Bu nedenle kolon kanseri tedavisi almış hastaların yakın takibi gerekir.
    • Fizik muayene ve CEA (Karsino Embryojenik Antijen) takibi: Ameliyatı takiben ilk 3 yılda, her 3-6 ayda bir, 4.-5. yıllarda her 6-12 ayda bir önerilir.
    • Kolonoskopi: Ameliyatı takip eden birinci yılda, daha sonra ise her 3-5 yılda bir adenom ve kanser taraması için önerilir.
    • Tekrar riski yüksek hastalarda ilk 3 yılda her 6-12 ayda bir göğüs ve karın taraması için BT önerilir. Özel bir Ultrason tipi olan CEUS (contrast enhanced ultrasound) , karın taramasında BT yerine kullanılabilir.
    Diğer laboratuvar testlerinin ispatlanmış yararları yoktur.

     
     
    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDAN ŞÜPHE EDİLDİĞİNDE DERHAL BİR DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.
     

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam