Özafagus-Yemek Borusu Kanseri

25-10-2017 | Kategori: Gastrointestinal Hastalıklar / Genel Cerrahi

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Özafagus, boğaz ile mideyi birleştiren, birçok tabakadan oluşan, kastan yapılmış boruya benzeyen bir organdır.  Nefes borusunun hemen arkasında, omurların önünde yer alır.  Mide ile birleştiği yerde gastroözafajial bileşke denilen ve sfinkter görevi  gören özel bir kas yapısı vardır. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Özafagus, boğaz ile mideyi birleştiren, birçok tabakadan oluşan, kastan yapılmış boruya benzeyen bir organdır.  Nefes borusunun hemen arkasında, omurların önünde yer alır.  Mide ile birleştiği yerde gastroözafajial bileşke denilen ve sfinkter görevi  gören özel bir kas yapısı vardır. Bu yapı yemek yerken gevşer ve gıdanın yemek borusundan mideye geçişine izin verir, yemek aralarında ise kapanarak midedeki gıdanın yemek borusuna geri kaçmasını önler. Bu yapının gevşek kalması mide içindeki asidin ve gıdaları parçalamak için midede bulunan enzimlerin özafagusun  alt kısımlarına kaçmasına neden olur, buna gastroözafajial reflü hastalığı denir.

    Özafagusun en iç kısmında kasların üzerini döşeyen, epitel denilen tabaka bulunur. Özafagus kanserlerinin çoğu yassı hücrelerden oluşmuş bu iç tabakadan başlar, dış tabakalara doğru büyür. Bazen kanser öncesi epitelde displazi bulunur. Displazi, epiteli oluşturan hücrelerin mikroskop altında anormal görülmeleridir. Gastroözafagial reflü  (GERD) uzun süre devam ederse, özafagus epiteli kendini korumak için aside daha dirençli bir hal alır ve yapı olarak mide ve barsak epiteline benzemeye başlar, buna Barrett özafagus denir. Uzun süreli GERD hastalığı olan kişilerin %6-12’sinde Barrett özafagus görülür.  Bazen Barrett özafagusda displaziye rastlanır. Barrett özafagusu olan bir kişinin özafagus kanseri olma riski normalden daha yüksektir, ancak yine de Barrett özafagusu bulunan kişilerin çoğunda kanser gelişmez.

    Gastro özafajial reflü hastalığı (GERD), şişmanlık ve sigara kullanımı özafagus kanseri için en önemli risk faktörleridir. Kırmızı etten zengin, yağlı diyet ve işlenmiş et tüketimi özafagus kanseri riskini artırır. Lifli gıdadan zengin diyet, taze sebze ve meyve tüketimi ise bu kanserin görülme riskini azaltır. Helikobakter enfeksiyonlarının da özafagus kanseri riskini azalttığına dair yayınlar bulunmaktadır. Barrett özafagusun adenokarsinom tipi özafagus kanseri için öncü kabul edilir. Barrett özafagusu olan kişilerin her 3 yılda bir endoskopi yaptırmaları önerilir. Ancak  adenokarsinom tanısı alan hastaların %80-90’nında Barrett özafagus bulunmaz.  GERD için mide asidini azaltıcı proton pompa inhibitörleri gibi ilaç kullanan hastalarda özafagus kanserinin azaldığına dair yayınlar olmakla birlikte bu konu kesinlik kazanmamıştır. Vitamin ve mineral destek tedavilerinin de bu kanser türünü önleyici etkisi gösterilememiştir.

    Özafagus kanseri  riski yaşla birlikte artar, daha çok 70li 80li yaşlarda görülür. 55 yaştan önce görülme ihtimali %15’dir.Özafagus kanserinin iki ana alt grubu vardır: Adenokarsinom ve skuamöz hücreli karsinom. Özafagusun adenokarsinom tipinde obezite ve gastrik reflü hastalığı en büyük risk faktörleri iken skuamöz hücreli karsinom tipinde alkol ve sigara (sigara, ağızda çiğnenen tütün dahil olmak üzere) kullanımı rol oynar. Skuamöz hücreli tipi tüm dünya geneline bakıldığında özafagus kanserlerinin %90’nını oluştururken rastlanma sıklığındaki artış ve ölüm açısından adenokarsinom tipi ön plana çıkmaktadır. Skuamöz hücreli özafagus kanserinin görülme oranı azalırken, Adenokarsinom riski son 30 yılda artış göstermektedir. Bu tipin erkeklerde görülme oranı kadınlardan 3-4 kat daha fazladır.

    Özafagus kanserinin en sık rastlanılan bulguları yutma güçlüğü, kilo kaybı ve tedaviye yanıt vermeyen midede yanma hissidir. Bunun dışında tipik olmayan seste kabalaşma-kısılma, öksürük gibi bulgulara da rastlanabilir. Tanı yöntemlerinin son yıllarda daha da gelişmiş olmasına rağmen %30-40 olguda tanı ancak ileri evrelerde, tümör metastaz yaptıktan sonra konulmaktadır.

    Tanıda endoskopi kullanılabilir. Bu yöntemde ucunda mercek olan ince bir tüp boğazdan yemek borusuna ilerletilir ve şüpheli bir görünüm olup olmadığına bakılır, şüpheli görülen yerlerden biopsi alınabilir.

    Tanı konulduktan sonra kanserin ne kadar yayıldığı yani evrelenmesi gerekir. Tedavisi kanserin evresine bağlı olarak değişir.
    Evre 1: Kanser özafagusu döşeyen epitelin yüzeyel kısımları ile sınırlıdır.
    Evre 2: Kanser özafagusun daha derin tabakalarına yayılmıştır, hatta yakın komşuluğu olan lenf düğümlerine atlamış olabilir.
    Evre 3: Kanser özafagusun tüm tabakalarını tutar, yakındaki lenf düğümlerine ve yakındaki dokulara da yayılmıştır.
    Evre 4: Vücudun diğer organlarına atlamıştır.

    Son yıllarda gelişen PET ve endoskopik ultrason teknikleri ile tanı ve evreleme daha kolay hale gelmiştir. Bu iki teknikle %70-80 hassasiyetle evreleme yapılabilmektedir. Erken evrelerde yakalanan kanserlere endoskopik tedavi uygulanabilir, uygun hastalarda küçük ve yayılmamış tümörler endoskopik olarak cerrahi olarak çıkarılabilir. Daha ileri evrelerde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi yöntemlerinin biri veya birkaçı bir arada uygulanabilir.

    Özafagus kanserinde tanıdan sonra 5 yıllık yaşam ortalama %17 civarındadır. Bazı genetik özelliklerin özafagus kanser riskini artırabileceğine yönelik çalışmalar mevcut olup, ilerideki yıllarda buna yönelik tarama testlerinin, tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilebileceği düşünülmektedir.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam