Hipertansiyon

14-03-2016 | Kategori: Kalp ve Damar Hastalıkları

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Hipertansiyon dünyada en yaygın görülen problemlerden biridir. Sistolik kan basıncı (büyük tansiyon), 140 mmHg veya üstü, diastolik kan basıncı (küçük tansiyon) 90mmHg veya üstü ise bu hipertansiyon yani yüksek tansiyon kabul edilir. (Halk arasında genellikle 14’e 9 şeklinde okunur). Erişkinler için arzu edilen tansiyon sistolik 120 mmHg’nin, diastolik 80 mmHg’ın altındadır. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Hipertansiyon dünyada en yaygın görülen problemlerden biridir. Sistolik kan basıncı (büyük tansiyon), 140 mmHg veya üstü, diastolik kan basıncı (küçük tansiyon) 90mmHg veya üstü ise bu hipertansiyon yani yüksek tansiyon kabul edilir. (Halk arasında genellikle 14’e 9 şeklinde okunur). Erişkinler için arzu edilen tansiyon sistolik 120 mmHg’nin, diastolik 80 mmHg’ın altındadır. Ancak 130/85 ‘in altı normal kabul edilir. Kan basıncı değişken olup birçok faktörden etkilenir. Bu nedenle tek bir kez yüksek çıkmış değer gerçek tansiyonu yansıtmaz. Bazı kişilerde hastane ve doktor endişesi nedeniyle tansiyon yüksek çıkarken evde yapılan ölçümler normal olabilir. Ortalama tansiyon hakkında yeterli bilgi edinilebilmesi için 12-25 ölçüm yapılması gerekebilir. Bu ölçümlerin de mutlaka kayıt edilmesi bilginin kaybolmaması açısından önemlidir. Ölçüm yapılırken kişi sırttan destekli rahat bir şekilde en az 5 dakika oturur olmalı, kan basıncı aletinin manşonu kalp seviyesinde tutulmalı, ölçüm esnasında bacaklar çaprazlanmamalı, kol oturur biçimde iken masaya dayanmalı ve ölçüm esnasında konuşulmamalıdır. Tansiyon aletinin manşonu kolu %80-100 arasında sarmalı, büyüklüğü de üst kolun en az yarısı kadar olmalıdır. Kan basıncı ölçümü sadece ilk muayenede her iki koldan yapılmalı, eğer kollar arasında sistolik basınçta 10 mmHg, diastolik basınçta 5 mmHg’ı geçen farklılıklar bulunuyorsa, daha sonraki ölçümler yüksek çıkan koldan yapılmalıdır.
     
    Hipertansiyon, böbrek hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları, aort damarındaki doğuştan olan yapısal bozukluklar , bazı tiroid (guatr) hastalıkları gibi nedenlere bağlı olarak görülebilirse de çoğunlukla esansiyel hipertansiyon denilen ve altta yatan bir hastalığa bağlanamayan türdendir. Tüm dünyada erişkin popülasyonunun dörtte biri tansiyon hastasıdır. Bu oran 18-39 yaş arası kişilerde %7 iken, 60 yaşın üstündeki kişilerde %67’dir. Genç yaşlarda hipertansiyon erkeklerde daha sık görülürken ileri yaşlarda kadınlarda daha sık rastlanır. Her 100,000 kişiden yaklaşık 8.4’ünün ölüm nedeni hipertansiyondur. Yüksek tansiyon kalp ve böbrek hastalıklarına yol açabilir, kalp krizi, kalp yetmezliği, felç ve böbrek hastalığı riskini artırır.
     
    Tansiyonu, sistolik 120-139 mmHg, diastolik 80-89 mmHg arası kişilerde prehipertansiyon bulunur. Bu kişilerin çoğunda zamanla hipertansiyon gelişir, bir kısmında prehipertansiyondan hipertansiyona geçiş hızlı olabilir. Prehipertansiyonu olan kişilerde de diabet, insülin direnci, obezite gibi problemler normalden daha sık görülür. Bu kişilerin de aşağıda bahsedilen yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları önerilir.
     
    Hipertansiyon için risk faktörleri:
    ●Ailede hipertansiyon öyküsü
    ●Prehipertansiyon tanısı
    ●İleri yaş
    ●Düşük gelir düzeyi
    ●Uyku apnesi
    ●Obezite
    ●Tuzdan zengin-potasyumdan fakir diyet
    ●Aşırı alkol tüketimi
    ●İllegal ilaç veya bazı dekonjestan tarzı ilaçların (bazı nezle ilaçları) sık kullanımı.
     
    Yüksek tansiyonu olan kişilere bir takım hayat tarzı değişikleri önerilir. Bunlar arasında kilo kontrolü, düzenli egzersiz, tuzdan fakir potasyumdan zengin diyet, alkol alımında kısıtlama, bol sebze,meyve balık, tavuk, tahıllı yiyecekler ve özellikle fındık-ceviz-badem gibi kuruyemişler tüketme, doymuş yağların diyetle alınımının azaltılması ve az yağlı süt ürünlerinin tüketilmesi sayılabilir. Aşırı kilolu kişilerde her 10 kilo verişte sistolik kan basıncında 5-10 mmHg’lık bir düşüş olmaktadır.
     
    Kilonuzun yüksek olması ve tuz alımı yaşa bağlı olarak gelişen hipertansiyon için en önemli faktörlerdir. Tuz alımı kişi başına günlük 50 mmol’ü geçmeyen toplumlarda (örneğin bazı Asya ülkelerinde)yaşa bağlı tansiyonda artış problemi görülmemektedir. Modern toplumlarda ortalama sodyum tüketimi kişi başına günlük 150-170 mmol civarında olup 3,5-4 gram sodyuma denk gelmektedir. Tuz kısıtlaması hem hipertansiyonlu hem de normal tansiyonlu kişilerde tansiyonu bir miktar düşürür. Diyette tuz miktarının azaltılması (günde 2 gramın altı) kadar potasyum miktarının artırılması da önemlidir. Diyetle alınması önerilen günlük potasyum miktarı kişi başına 120 mmol’dür.
     
    Yüksek tansiyonu olan kişilerin sadece %68’i tansiyon ilacı kullanmakta olup bunların da sadece %64’ünde bu ilaçlarla tansiyonları kontrol altındadır. Hipertansiyonda kullanılan başlıca ilaçlar diüretikler (idrar sökücüler), beta-reseptör blokürleri, anjiotensin converting enzim (ACE) inhibitörleri, kalsiyum kanal blokürleri ve anjiotensin reseptör blokürleridir (ARB). Tüm bu ilaçların kan basıncı üzerine olan etkileri benzer olmakla beraber yararları kişiden kişiye değişir. Ayrıca kişide başka hastalıklar da bulunuyor ise hastanın doktoru bir grup ilacın kullanılmasını diğerlerine tercih edebilir. Örneğin yüksek tansiyonla beraber kalp yetmezliği de olan birine beta blokür içeren ilaçlar, diğer gruplardan daha fazla tercih edilebilir. Yüksek tansiyon problemi olan çoğu kişide tansiyonu istenilen düzeylerde tutmak için iki veya daha fazla ilaç kullanmak gerekmektedir. Bazı ilaçlar kombinasyon şeklinde kullanılır yani kişi tek bir ilaç almasına rağmen ilacın içerinde iki ayrı grup tansiyon kontrol edici madde bulunabilir.
     
    Hipertansiyon iyi kontrol edildiği taktirde felç geçirme oranı %40, kalp krizi riski %20-25, kalp yetmezliği riski ise %50 civarında azalmaktadır. İlaç seçimi kişinin diğer hastalıkları ve olası yan etkiler göz önünde bulundurularak yapılmalı, kişinin ihtiyaçlarına göre ve mutlaka doktor kontrolünde ayarlanmalıdır.


    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDAN ŞÜPHE EDİLDİĞİNDE DERHAL BİR DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam