Kalp Krizi

22-01-2016 | Kategori: Kalp ve Damar Hastalıkları

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Kalp krizi tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alır. Kalbi besleyen, oksijenden zengin kanı taşıyan koroner arterlerde tıkanmaya bağlı olarak gelişir, bunun sonucu olarak kalp kası (miyokart) yeterli oksijen alamaz ve beslenmesi bozulur (iskemi). Tıkanık olan bölgede kan akımı kısa sürede tekrar sağlanamaz ise o bölgedeki kalp kası hücreleri ölür. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Kalp krizi tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alır. Kalbi besleyen, oksijenden zengin kanı taşıyan koroner arterlerde tıkanmaya bağlı olarak gelişir, bunun sonucu olarak kalp kası (miyokart) yeterli oksijen alamaz ve beslenmesi bozulur (iskemi). Tıkanık olan bölgede kan akımı kısa sürede tekrar sağlanamaz ise o bölgedeki kalp kası hücreleri ölür. Kalpte kan akımının bozulması, iskeminin başlaması ve kas hücrelerinin ölümü arasında 20 dakika kadar kısa bir süre olabilir ancak bu süre genellikle en az 2-4 saati bulur. Kalp krizinden ölmeyen kişilerde enfarktüs bölgesi 5-6 hafta içinde yara dokusu şeklinde iyileşir.
     
    Kalp krizi ani ölüme neden olabileceği gibi bazen daha hafif olup şiddetli yakınmalara neden olmadan geçip, tekrarlayabilir. Kalbe damarlar yoluyla yeterince oksijen gelmemesi iskemi bulgularına yol açar. Bunlar göğüste, kolda, çenede ağrı, midede rahatsızlık hissi, nefes darlığı veya yorgunluk şeklinde kendini gösterebilir. Göğüste basınç, dolgunluk hissi veya ağrı olabilir. Hazımsızlık gibi hissedilebilir. Genellikle birkaç dakika sürer, geçer ama tekrarlar. Kol ağrısı tek taraflı olabilir veya her iki kolu içerebilir. Nefes darlığı hareket halindeyken veya istirahatte olabilir. Hasta olan kişide soğuk terleme görülebilir. Bunlar kalp krizine özgü yakınmalar olmadığından atlanabilir. Bazen hiçbir yakınma olmadan kalp krizi gelişebilir, bu durum daha çok kadınlarda, şeker hastalarında, yaşlılarda veya diğer sağlık problemi olan kişilerde görülür.
     
    Kalp kası hasarı kan tetkikleri ile tesbit edilebilir. Bu tetkiklere  biyokimyasal marker denir, örnek olarak kardiak troponin I ve T ( cTn) ve MB kreatin kinaz (CKMB) verilebilir. Bunlar kalp hücrelerinin içlerinde bulunan ve hücre hasarı sonrası kana karışan moleküllerdir. cTn ( I veya T) kalp kasına özgü protein olup kalp krizi tanısı için daha duyarlıdır. Kalp krizinden şüphe edilen kişide derhal cTN düzeyi bakılmalı ve test 3-6 saat sonra tekrarlanmalıdır. Kalp krizi tanısı için bu değerin yükselmesi ve/ veya düşmesi gereklidir ( en az 1 değerin normalin üstünde bulunması gerekmektedir). cTn düzeyine bakılamıyorsa alternatif olarak CKMB değerine bakılabilir.
     
    Kalp krizinden şüphe edilen her hastaya en kısa zamanda, ideal olarak 10 dakika içinde, EKG çekilmelidir. Gerekirse EKG 15-30 dakikalık aralıklarla tekrarlanabilir. EKG'de kalp dalgalarındaki değişiklikler tanı koymada yardımcıdır ancak tek başına tanı için yeterli değildir, kalbi etkileyen bazı diğer hastalıklarda da EKG'de kalp dalgalarında değişiklik olabilir.
    Kalp krizinde tanı için bazı görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Bunlar arasında Ekokardiyografi, radyonüklid ventrikülografi, SPECT ile yapılan  miyokardial perfüzyon sintigrafisi (MPS) ve MRI sayılabilir. kalp hücresindeki hasarı doğrudan gösterebilen sadece radyonüklid teknikler olup diğerleri kalp kasındaki hasarı indirek yöntemlerle incelerler (örneğin EKO kalbin kasılma gücünü, MRI ise enfarktüs sonrası kalpte oluşan yara dokusunu gösterir). Biomarkerlar zamanında yapılmış ve normal ise bu akut kalp krizini ekarte eder ve görüntüleme tetkiklerine gerek kalmaz.
     
    Sonuç olarak, kalp krizi hasta kişinin semptomları nedeni ile şüphelenilen ve EKG değişiklikleri, duyarlı biokimyasal marker ve görüntüleme yöntemleri ile desteklenen klinik bir tanıdır. Kalp krizi geçirdiğinden şüphe eden kişi derhal 112'yi aramalı ve ambulans istemelidir, kendisi araba kullanmaya çalışmamalıdır. Unutmayın ki erken tanı ve erken müdahale hayat kurtarır.
     
     
    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDAN ŞÜPHE EDİLDİĞİNDE DERHAL BİR DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam