Obstrüktif Uyku Apnesi

21-10-2016 | Kategori: Göğüs Hastalıkları / Nöroloji

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Uyku esnasında kısa süreli olarak solunumun durması (apne)veya yüzeyelleşmesi (hipopne) orta yaşlı kişilerin yaklaşık %9-26’sında görülen bir durumdur. Apne-hipopne ve sonrasında ani uyanma hali, kişinin uykuda geçirdiği her saat için 5 veya daha fazla kere tekrarlıyorsa ise (apne-hipopne indeksi)ve buna gün içinde aşırı uyku hali eşlik ediyorsa, bu duruma obstrüktif uyku apnesi denir. Erkeklerde kadınların 2 ila 3 katı sıklıkta görülür. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Uyku esnasında kısa süreli olarak solunumun durması (apne)veya yüzeyelleşmesi (hipopne) orta yaşlı kişilerin yaklaşık %9-26’sında görülen bir durumdur. Apne-hipopne ve sonrasında ani uyanma hali, kişinin uykuda geçirdiği her saat için 5 veya daha fazla kere tekrarlıyorsa ise (apne-hipopne indeksi)ve buna gün içinde aşırı uyku hali eşlik ediyorsa, bu duruma obstrüktif uyku apnesi denir. Erkeklerde kadınların 2 ila 3 katı sıklıkta görülür. Yakın akrabalarında obstrüktif uyku apnesi olan kişilerde bu hastalığın olma olasılığı daha fazladır.

    Hastalığa yol açan birincil neden bilinmemekle birlikte üst solunum yollarını oluşturan yapıların uyku esnasında sarkarak solunumu tıkaması söz konusudur. Bademciklerin ve küçük dilin normalden büyük olması gibi yapısal anomaliler bu probleme katkıda bulunabilirler.

    Obstrüktif uyku apnesi olan kişinin uyku düzeni bozulur. Yüksek sesle horlama, gündüz uyku hali, uykuda solunumun durması veya boğulma hissi ile aniden uyanma, uykudan dinlenmiş olarak kalkamama, sabahları olan baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, cinsel isteksizlik yakınmaları bulunabilir.

    Gündüz uyku hali araba kullanan kişiler için trafik kazası yapma riskini artırır.

    Obezite, boyun kalınlığının fazla olması (43 cm’in üstü) yüz-baş bölgesinin anormallikleri, hipotiroidizm gibi hastalıklar uyku apnesi için risk oluştururlar. Özellikle obez (Vücut Kitle İndeksi >35) olan, kalp yetmezliği veya atrial fibrilasyon gibi kalpte ritim bozukluğu bulunan, tedaviye dirençli hipertansiyonu, tip 2 diabeti olan ya da felç geçirmiş kişilerde uyku apnesine bağlı komplikasyonlar daha sık görülür. Felç geçirmiş hastaların çoğunluğunda obstrüktif uyku apnesi öyküsü bulunması nedeniyle yapılan bir çalışmada bu hastalığın felç riskini artırdığı gözlenmiştir.

    Standart tanı testi polysomnografi denilen uyku testleri olup bu testte hasta gece uyurken beyin dalgaları, kas ve göz hareketleri, solunum ve kan oksijen düzeyi kayıtları yapılır. Bu testlerden laboratuvar ortamlarında yapılanları standart olup, az sayıda seçilmiş hastaya evde uygulanan uyku testleri de uygulanabilir. Bu testler yapılmadan önce tanı ve tedavinin hastanın kalp hastalıkları ve ölüm riskini azaltıp azaltmayacağı ve hastanın yaşam kalitesinin artıp artmayacağı düşünülmelidir. Apne-hipopne indeksinin şiddeti ile gün içindeki aşırı uyku hali ve yaşam kalitesinin bozukluğu arasında direk bir ilişki yoktur. Bu nedenle tanı ve tedavi, hastanın gün içindeki uyku halinin yoğunluğu ve yaşam kalitesindeki bozukluğa göre kararlaştırılmalıdır.

    Obstrüktif uyku apnesi kronik bir hastalık olarak kabul edilip, birçok düzeyde tedavi gerektirir. Bu amaçla medikal, davranış biçimi tedavisi ve cerrahi tedaviler uygulanabilir. Hasta olan kişi tedavinin seçimine aktif olarak katılmalıdır.

    Uyku apnesinin tedavisinde yana yatarak uyuma, kilo verme, alkol ve uyku getiren ilaçlardan kaçınma yöntemleri uygulanabilir. Yapılan bir çalışmada %10’luk kilo kaybının uyku apne indeksini %26 düzeyinde azalttığı gözlenmiştir. Hastanın kilosu, vücut kitle indeksi 25 kg/m2 veya daha az olacak şekilde düşürülmelidir.

    CPAP (Continuous Positive Airway Pressure)hafif, orta ve şiddetli obstrüktif uyku apnesi için en uygun tedavi yöntemidir. Bu tedavide maske ile uyku esnasında yüze oturtulan aletlerle üst solunum yollarını açık tutacak miktarda basınç uygulanır. Bu aletler polysomnografi sonuçlarına göre ayarlanır. Her hasta bu yöntemi tolere edemeyebilir.

    Alt çenenin pozisyonunu değiştirerek uyku apnesini düzelttiği düşünülen ve ağız içine uygulanan bir takım aletler mevcuttur. Bunlar üst ve alt dişleri içine alır, alt çeneyi öne çekerek hava yollarını açık tutarlar. Bazı aletler dili öne iterek bunu sağlar. Bu aletler CPAP kadar etkili olmasalar da hafif veya orta şiddette uyku apnesi olan bazı hastalar için uygun olabilirler.

    Obstrüktif uyku apnesini tedavi edici özellikte, etkili bir ilaç tedavisi mevcut değildir. Bu konuda aminofilin, teofilin, protriptilin hatta östrojen içeren preparatlar denenmiş olup günümüzde çok özel durumlar hariç, uyku apnesi tedavisinde tek başına uygulanmaları önerilmemektedir. Gündüz aşırı uyku halini tedavi amaçlı bazı ilaçlar kullanılabilir, ancak bunlardan önce uyku haline narkolepsi gibi diğer nedenlerin yol açmadığına emin olunmalıdır.

    Uyku apnesinin tedavisinde bazen cerrahi yöntemler uygulanır. Bunlar küçük dilin, dilin, yumuşak damağın, bademciklerin küçültülmesine veya bir kısmının çıkarılmasına, alt çenenin pozisyonunun değiştirilmesine yönelik girişimlerdir. Nadiren trakeostomi denilen boğaza delik açılarak solunumun sağlanması yöntemi tek çare olabilir. Bu girişimlerden önce uyku apnesinin başka nedenlere bağlı olmadığı ve şiddeti mutlaka belirlenmelidir. Hasta, cerrahi dışı tedavi yöntemleri konusunda bilgilendirilmelidir. İleri derecede obstrüktif uyku apnesi olup da CPAP uygulayamayan veya üst solunum yollarında yapısal bozukluğu olan hastalara, uygun operasyon yöntemleri önerilebilir. Operasyon öncesi cerrahi tedavinin yapılış biçimi, olası komplikasyonlar ve bunların sıklığı, operasyon sonrası yakınmaların düzelme olasılığı hakkında hastaya detaylı bilgi verilmelidir.

    Uyku apnesinden şüphe eden kişi bu konuda uzmanlaşmış bir doktorun önerileri doğrultusunda kendine en uygun tedavi yöntemini seçmelidir.

    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDAN ŞÜPHE EDİLDİĞİNDE DERHAL BİR DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam