Memede Mastektomi Sonrası Rekonstriktif Cerrahi

06-09-2016 | Kategori: Kanser / Plastik ve Rekonstriktif Cerrahi

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Meme kanseri nedeniyle mastektomi (memenin cerrahi olarak boşaltılması)geçirmiş kadınlarda vücut imajındaki bozukluk ve cinsel fonksiyonların etkilenmesi gibi kaygılara sık rastlanılmaktadır. Bu nedenle kanser cerrahisini takiben rekonstriktif cerrahi yani anatomik bozukluğun düzeltilmesine yönelik cerrahi yöntemler gittikçe popülarite kazanmaktadır. Çeşitli yöntemlerle yapılan rekonstriktif cerrahide, memede kanser cerrahisi sonucu oluşan şekil bozuklukları giderilmeye çalışılır. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Meme kanseri nedeniyle mastektomi (memenin cerrahi olarak boşaltılması)geçirmiş kadınlarda vücut imajındaki bozukluk ve cinsel fonksiyonların etkilenmesi gibi kaygılara sık rastlanılmaktadır. Bu nedenle kanser cerrahisini takiben rekonstriktif cerrahi yani anatomik bozukluğun düzeltilmesine yönelik cerrahi yöntemler gittikçe popülarite kazanmaktadır. Çeşitli yöntemlerle yapılan rekonstriktif cerrahide, memede kanser cerrahisi sonucu oluşan şekil bozuklukları giderilmeye çalışılır. Yapılan çalışmalar memeye bu nedenle yapılan estetik operasyonların kadının kendine olan güvenini düzelttiğini ve kişinin yaşam kalitesini arttırdığını göstermiştir.

    Rekonstriktif cerrahi mastektomiden hemen sonra aynı seansta veya mastektomiden bir süre sonra ikinci bir operasyon olarak yapılır. Erken dönem rekonstrüksiyon daha çok radyoterapi gerektirmeyen, erken dönem meme kanserlerinde uygulanır. Erken dönemde yapılan cerrahi operasyonun hastanın psikolojisini daha olumlu etkilediği düşünülmektedir. Bu yöntemde memedeki kanserli doku çıkarıldıktan sonra memeye aynı operasyonda rekonstriktif cerrahi uygulanır. Tek bir operasyonla hem kanser cerrahisi hem de estetik cerrahi tamamlanır. Ancak bazen her 2 meme aynı görünümde olmayabilir, daha sonra sağlam memeye de estetik girişim gerekebilir. Mastektomiyi takiben erken dönemde yapılan rekonstriktif cerrahinin kanserin tekrarlama riskini artırdığı veya kanser tekrarlarsa erken yakalanmasını zorlaştırdığına dair bir kanıt bulunamamıştır. Bu yöntem uygulanan kişilerde kemoterapiyi geciktirmeye gerek yoktur, planlandığı şekilde, genellikle cerrahi yara iyileştikten sonra yani operasyondan 1 ay kadar sonra kemoterapiye başlanabilir.

    Mastektomi sonrası ertelenerek yapılan rekonstriktif cerrahi çoğunlukla radyasyon tedavisi gerektiren hastalara uygulanır. Genellikle radyoterapinin tamamlanmasından en az 6 ay sonra yapılır. En az 2 operasyon gerektirir, ancak komplikasyon riski erken dönemde yapılana göre daha düşüktür.
    Mastektomi sonrası memeye kişinin kendi dokuları kullanılarak (otolog) rekonstriktif cerrahi yapılabileceği gibi implantlar yoluyla da bu tip düzeltme operasyonları uygulanabilir. Hangi yöntemin hasta için daha uygun olduğu memenin anatomik yapısına, yapılan kanser cerrahisine, meme kanserinin evresine, hastaya cerrahi sonrası radyoterapi uygulanıp uygulanmayacağına ve hastanın tercihine göre kararlaştırılır. Memeye implant yapılarak gerçekleştirilecek rekonstriktif cerrahi yöntemi tek veya iki aşamalı olabilir. Tek aşamalı yapılacak operasyon daha çok küçük memeli olup operasyon sonrası implantı yerleştirmeye izin verecek miktarda deri ve kas dokusuna sahip kadınlara önerilir. Ancak tek aşamalı operasyonların estetik sonuçları iki aşamalılar kadar iyi olmayıp sıklıkla ikinci bir operasyonla estetik düzeltme gerektirmektedirler. İki aşamalı operasyonlarda mastektomi esnasında göğüs kasının altına doku genişletici yerleştirilir. Bu doku genişletici içine mastektomiyi takip eden günlerde yavaş yavaş tuzlu su ilave edilir böylelikle daha sonra protez yerleştirilecek bölgenin genişlemesi sağlanır. Bu artan miktarlarda tuzlu su uygulaması genellikle haftalık yapılır. Bu uygulama esnasında hasta kemoterapi alabilir. Dokuda yeterli genişleme sağlanınca ki bu genellikle 6-8 haftada olur, dokunun yeni duruma adapte olması için 1-2 ay kendi haline bırakılır. Daha sonra doku genişletici yerinden çıkarılır yerine implant takılır. Meme implantları, silikon jel veya tuzlu su olmak üzere 2 türlüdür. Her 2 tipte de implantın dışı silikondur. Cerrahların çoğu silikon implantların daha doğal görünümlü olduğunu ve hasta tarafından da daha rahat kabul edildiğini düşünmektedir. Uzun çalışmalardan sonra silikon implantların herhangi bir hastalık riskini artırmadığına karar verilmiştir. Ancak implant içindeki silikon çevre dokuya sızabilir, bunun da zararlı olduğu gösterilememiştir.

    Bazen hastanın başka bölgelerinden alınan deri, yağ ve kas tabakaları ile memeye estetik cerrahi yapılabilir (otolog). Bu yöntem daha çok kanser cerrahisi sonrası implantın yerleştirilmesine olanak verecek miktarda kas ve derisi bulunmayan hastalara uygulanır. Bu amaçla en sık karın bölgesinden alınan dokular kullanılır.

    Hangi teknik kullanılırsa kullanılsın cerrahiye bağlı komplikasyon riski radyasyon tedavisi almış hastalarda daha fazladır. Bu hastalara implant yerleştirilmesi zordur zira daha önceden radyasyona maruz kalmış bölgelere cerrahi genişletici yerleştirmek problem teşkil eder. Bu bölgedeki derinin enfeksiyon riski daha fazladır. Bu nedenle bu hastalara çoğunlukla otolog yöntemler önerilir ancak bu yöntem de her hastaya uygulanamaz. Radyasyon tedavisi öncesinde rekonstriktif cerrahi yapılan hastalarda radyasyonla birlikte implant kapsülü büzülebilir, otogen doku sertleşebilir-küçülebilir. Bu nedenle mastektomiyi takip eden erken dönemde doku genişletici yerleştirilip implant konulacaksa radyasyondan haftalar önce bu işlem tamamlanmalıdır. Yine de bu hastalara en ideal yaklaşım yöntemi konusunda ortak bir görüş bulunmamaktadır.

    Mastektomi sonrası rekonstriktif cerrahide komplikasyon riski sigara içenlerde daha yüksektir, hastalar bu konuda uyarılmalıdırlar.50 yaş üstü hastalarda da komplikasyon riski daha fazladır ancak tek başına yaş, memeye rekonstrüktif cerrahi yapmama veya hastaya bunu önermeme nedeni olamaz.

    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDA HASTA KENDİSİ İÇİN EN UYGUN TEDAVİ YÖNTEMİNİ DOKTORUNA DANIŞARAK KARARLAŞTIRMALIDIR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam