ADHD (Dikkat Bozukluğu ve Hiperaktivite)

04-06-2016 | Kategori: Çocuk Hastalıkları / Psikoloji

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    ADHD yaşa uygun olmayan dikkat dağınıklığı (dikkatini toplamada ve sürdürmede zorluk), hareketleri kontrol altına alma güçlüğü ve yaşa uygun olmayan davranış biçimi ile karakterize bir bozukluk olup çocukların yaklaşık %8-12’sini etkiler.
    Genellikle erken yaşlarda başlar ve sıklıkla yaşam boyu devam eder. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    ADHD yaşa uygun olmayan dikkat dağınıklığı (dikkatini toplamada ve sürdürmede zorluk), hareketleri kontrol altına alma güçlüğü ve yaşa uygun olmayan davranış biçimi ile karakterize bir bozukluk olup çocukların yaklaşık %8-12’sini etkiler.
    Genellikle erken yaşlarda başlar ve sıklıkla yaşam boyu devam eder. 4-18 yaş arası çocuklar arasında okul başarısızlığı veya davranış problemi olanların ya da dikkatsizlik, ortama ve yaşa uygun olmayan kontrolsüz davranış biçimi veya hiperaktivite gösterenlerin ADHD yönünden incelenmeleri gereklidir. Bu davranış biçimlerinin farklı ortamlarda sergilenmesi gereklidir. Tanı için günümüzde kullanılan ana kriter Amerikan Psikiatri derneğinin hazırladığı DSM-IV kriterleri (Diagnostic and Statistical Manuel of Mental Disorders, Fourth Edition) olmakla beraber bu kriterler halen revizyondan geçmekte olup yeni kriterlerin 2013’deDSM-V olarak yayınlanması beklenmektedir. Yeni kriterlerde hiperreaktivite ve impuls kontrol bozukluğu tanımlarının genişletileceği ve “genellikle sabırsız”, ”hiçbir şeyi yavaş ve dikkatli yapmayı sevmez”, “düşünmeden hareket eder” gibi tanımlamaların da yer alacağı düşünülmektedir. DSM-V’in ayrıca ADHD tanısı için ilk bulguların görülmesi gereken yaş limitini 7’den 12’ye çıkaracağı düşünülmektedir. Halen kullanılan kriterlerde aşağıda söylenilen kriterlerden en az 6 tanesinin bulunması ve en az 6 aydır devam ediyor olması gereklidir.

    Dikkat Dağınıklığı:

    Detaylara dikkat etmede zorluk, dikkatsiz hatalar yapmak
    Dikkatini tutmada zorluk

    Dinlemez görünme

    Söylenilen şeyleri yapmada zorluk
    Organize olamama
    Dikkat gerektiren işlerden kaçınma
    Kendisine gerekli şeyleri sık sık kaybetme
    Dikkatinin kolayca başka şeylere kayması
    Unutkanlık

    Hiperaktivite ve davranış bozukluğu

    Genellikle oturduğu yerde sabit duramama
    Oturduğu yerde oturamama, sandalyeden kalkma
    Devamlı koşma veya tırmanma hali
    Sessizce yapılan aktivitelerde zorlanma
    Motor takılmış gibi devamlı hareket halinde olma
    Genellikle aşırı konuşma
    Sorulara sırasını beklemeden atılarak cevap verme
    Sıra ile yapılan aktivitelerde zorluk, sıra beklememe
    Genellikle araya girme

    Bunlarla beraber bulguların 7 yaştan önce olması (yeni tanımlamada 12 yaşa çıkacağı düşünülmektedir), en az 2 farklı ortamda gözlenmesi (okul ve ev ortamı gibi), başka bir psikolojik veya davranış bozukluğu ile birlikte olmaması gereklidir.
    Tanı için gerekli bilgiler çocukların ailelerinden, kendilerinden, öğretmenlerinden, okul rehberlerinden, spor antrenörlerinden, erişkin yaşta iseler eşlerinden alınabilir. Birden çok öğretmeni olan çocuklar için bu bilgiler en az 2 öğretmenden sağlanmalıdır.

    Çocukluk çağında ADHD tanısı almış erkek çocuklar kızlardan yaklaşık 5 kat daha fazladır. Bu farkın, kızların dışa vurumlarının daha az olması, daha az hiperaktivite gösterip daha çok kronik yorgunluk ve dikkat bozukluğu sergilemeleri nedenleri ile tanı almalarında gecikme nedeni ile oluştuğu düşünülmektedir. Çalışmalar dopamin ve norepinefrin adlı nörotransmitter olarak bilinen ve beyin hücrelerinin çalışmasını etkileyen bir takım salgılarının bu hastalıktan sorumlu olduğunu düşündürmektedir.

    ADHD tanısı alan çocukların yaklaşık 2/3’ünde erişkin çağlarda da bulgular devam eder. Erişkinlerde ADHD görülme sıklığı %2-5’dir. Çocukluk çağında tanı almış olanların anne veya babalarında da ADHD bulunma oranı %20’dir. Aile içinde görülme oranının yüksek olmasının nedeninin genetik faktörlere bağlı olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte çevresel faktörler de hastalığın oluşmasında rol oynar, örneğin, hamilelik döneminde alkol, nikotin ve ilaçlarla karşılaşan bebeklerde, annelerinde gebelikte yüksek tansiyon ve stres öyküsü olan çocuklarda, çok düşük doğum ağırlığı ile doğmuş bebeklerde, kafa travması öyküsü olan çocuklarda ve çevresel kurşun kirliliğine maruz kalanlarda daha sık görülmektedir. Her ne kadar bazı gıdaların veya gıda renklendirici ve koruyucularının ADHD yapma olasılığı geçmişte çok ilgi görmüşse de çeşitli çalışmalarla bu teorinin doğru olmadığı gösterilmiştir.

    Tanıda yardımcı olacak fiziksel bulgu yoktur. Laboratuvar testleri genellikle gerekmez. ADHD tanılı çocukların okul başarıları düşüktür, aile ve sosyal çevreleri ile sağlıklı ilişki kuramazlar, ileride işsizlik ve narkotik ilaç kullanma olasılıkları daha yüksektir. Bu çocukların yaklaşık %65’inde anksiyete, disleksi, depresyon gibi duygu bozukluklarına, tik, uyku apnesi gibi fiziksel bozukluklara ve öğrenme ya da konuşma güçlüğü gibi gelişimsel bozukluklara daha sık rastlanır. Erişkinlerde hiperaktivite daha az belirgin hale gelir, yerini dikkat bozukluğu, dağınıklık, iç huzursuzluğu gibi bulgulara bırakır. Anksiyete, uyku bozukluğu, kişilik bozuklukları ile narkotik ve kumar bağımlılığı sık görülür.

    ADHD tedavisi hastanın yaşına göre değişir. Tedavi hastanın davranışlarını kontrol altına almaya, sosyal ilişkilerini geliştirmeye, sınıf başarısını artırmaya ve erişkin yaşama geçişe hazırlamaya yöneliktir. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) okul öncesi çocuklarda (4-5 yaş) ilk tedavi olarak anne-baba ve/veya öğretmen tarafından uygulanan davranış tedavisi önerir. Davranış tedavilerinde amaç davranışta düzelme yapması amacı ile fiziksel ve sosyal çevrede değişiklikler yapmaktır. Çocuğa ödüllendirme ve cezalandırma yöntemleri ile arzu edilen davranış biçimi öğretilmeye çalışılır. Buna yeterli yanıt alınmazsa methylphenidate gibi bir uyarıcı ilaç verilebilir. 6-11 yaş çocuklarında davranış tedavisi ile birlikte ilaç tedavisi uygulanabilir. Ailenin istekleri tedavi seçiminde göz önünde bulundurulmalıdır. 12-18 yaş arası ADHD hastaları için de ilaç ve davranış tedavisi birlikte önerilir. Bu hastaların tedavi seçiminde aile ile birlikte hastanın kendisinin tedavi konusundaki istekleri de göz önüne alınmalıdır.

    Uyarıcı ilaçların karın ağrısı, baş ağrısı, uyku bozukluğu, iştah baskılama gibi yan etkileri vardır. Yüksek dozlarda uzun süreli kullanımlarında boyda 1-2 cm’lik baskılama yapabilirler. Bu ilaçların önerilen endikasyonlarından farklı nedenlerle kullanılmadıklarından emin olmak gereklidir. Özellikle ilaç bağımlılığı riski daha yüksek olan adolesanlara, bağımlılık yapma özelliği olmayan atomoxetine grubu ilaçlar tercih edilmelidir. Uyarıcı ilaçların tedaviden tamamen çıkarılmaları yerine, hastanın ilaç bağımlılığı tedavi edilene kadar ertelenmesi ve daha sonra başlanması önerilebilir. ADHD tedavisinde ilaç dozları düzenli olarak kontrol edilerek maksimum kontrol sağlayan minimum ilaç dozu bulunmaya çalışılmalıdır. Tedavide ADHD’nin yanı sıra bununla birlikte görülebilen diğer hastalıkların da tedavisi mutlaka yapılmalıdır.

    Erişkinlerde de tedavi ADHD ve birlikte görülen hastalıklar hakkında bilgilendirme, ilaç tedavisi ve davranış tedavisini kapsar. Hastaya hastalığını kabullenmesi, zamanı iyi kullanması, konularla tek tek ilgilenmesi, ev işlerinde ve finansal işlerde daha organize olması öğretilmeye çalışılır. Psikoterapi, erişkin ADHD hastalarında ilaç tedavisine yardımcı olarak kullanılır, tek başına uygulanması önerilmez. Tedavi edilmemiş ADHD, hastanın iş ve aile ilişkilerinin bozulmasına, profesyonel ve özel hayatında başarısızlığına neden olur.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam