Anksiyete

15-12-2015 | Kategori: Psikoloji

Okuma Listeme Ekle
Favori Listeme Ekle
  • iHealth

    Bazı şeyler için endişelenmek yaşamın normal bir parçasıdır. Herkes zaman zaman sağlık, para gibi yaşamla ilgili çeşitli konularda anksiyete duyabilir. Ancak kaygı bozukluğu farklı konularda, aşırı, denetlenemeyen, sorunla orantısız devamlı bir endişe halini tanımlar. Bu kişiler hep en kötü olasılığı düşünürler. Bu gelip geçici bir durum olmayıp kişiyi devamlı rahatsız eder ve zamanla artış gösterir. . . .

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!
    Bazı şeyler için endişelenmek yaşamın normal bir parçasıdır. Herkes zaman zaman sağlık, para gibi yaşamla ilgili çeşitli konularda anksiyete duyabilir. Ancak kaygı bozukluğu farklı konularda, aşırı, denetlenemeyen, sorunla orantısız devamlı bir endişe halini tanımlar. Bu kişiler hep en kötü olasılığı düşünürler. Bu gelip geçici bir durum olmayıp kişiyi devamlı rahatsız eder ve zamanla artış gösterir. Anksiyete tanısı için çeşitli konular veya olaylarla ilgili bu aşırı kaygı halinin en az 6 aydır devam ediyor olması ve bu 6 ayın çoğu günlerinde mevcut olması gereklidir.  Bu endişe kişinin sağlığı, ekonomik durumu, geleceği gibi konularla ilgili olabilir, bu konuların birkaçını kapsayabilir. Kişi bu kaygı halini kontrol altına almakta zorlanır. Sıklıkla bu genel endişe haline fiziksel yakınmalar da eşlik eder; bunlara nedensiz halsizlik, konsantrasyon zorluğu, uyku bozukluğu, gerginlik, kas spazmları örnek verilebilir. Yaşanılan duygu hali kişide stres yaratır, normal fonksiyonlarını, görevlerini, arkadaş ilişkilerini sürdürmesini güçleştirir.

    Yaygın anksiyete bozukluğunun görülme sıklığı  %5-6’dır. Çocuklukla orta yaş arası dönem en riskli dönemdir. Kadınlarda, toplumun gelir düzeyi düşük kesimlerinde, çocuklukta ihmal edilmiş veya fiziksel ya da cinsel istismara maruz kalmış kişilerde daha sık rastlanır. Çocuklukta dayakla terbiye edilen kişilerde erişkin yaşlarda kaygı bozukluğu görülme olasılığı daha yüksektir. Genetik yatkınlık söz konusu olabilmekle birlikte bu ihtimal %15-20 arasındadır. Bu kişilerin beyin MR’larında bir takım farklılıklar da gözlenmiştir.

    Kaygı bozukluğu olan erişkinler doktora çoğunlukla endişe hali nedeniyle gitmeyip baş ağrısı, mide-barsak şikayetleri  gibi genel yakınmalar ile başvururken çocuklarda karın ağrısı en sık rastlanılan yakınmadır. Kaygı bozukluğu olan kişilerde majör depresyon da birlikte bulunabilir. Bunun yanı sıra astım, COAH, enflamatuar barsak hastalıkları gibi diğer bazı sağlık problemlerine de bu kişilerde daha sık rastlanır. Bu hastaların yaklaşık %35’i kaygı durumunu azaltmak için ilaç ve alkol kullanırlar.

    Tedavide psikoterapi veya ilaç tedavisi tercih edilebilir, bu iki yöntem birlikte de kullanılabilir. Uykusuzluk bu hastalarda önemli bir problem olduğundan uyku alışkanlıklarında düzenleme yapmak gereklidir. Bu kişilere uyku saatlerini belirlemeleri, uyumadan önce uyku kaçırıcı içeceklerden ve aktivitelerden uzak durmaları önerilir.

    İlaç tedavisi olarak SSRI (selective serotonin-reuptake inhibitors) ve SNRI (serotonin-norepibephrine reuptake inhibitors) grubu ilaçlar öncelikle tercih edilir. Bunlara hastaların %30-50’si yanıt verir, etkisini 4-6 haftada gösterir.  Bu ilaçlar depresyon tedavisinde de kullanılmaktadırlar. Trisiklik antidepresanlar, benzodiazepinler gibi diğer psikiyatrik ilaçlar hastanın doktoru tarafından uygun görüldüğü şekilde planlanır. Çeşitli psikoterapi yöntemleri de genel kaygı bozukluklarının tedavisinde kullanılabilir; bu yöntemler arasında endişenin ana nedeni olduğu düşünülen olaylara yönelik psikodinamik tedaviler, yoga-meditasyon gibi gevşeme teknikleri ve kognitif davranışçı terapi sayılabilir. Kognitif davranışçı tedavi denilen ve kabaca kişinin olayları algılama biçimini kendisini rahatsız eden olumsuz şeklinden daha gerçekçi şekle dönüştürmeyi amaçlayan yöntem genellikle ilk tercih edilen psikoterapi yöntemidir.

    Uzmanlar ilaç ile tedavi edilen hastalarda tedavinin en az 1 yıl devam etmesi gerektiğini söylerken ideal tedavi süresi bilinmemektedir.

    Yaygın anksiyete bozukluğu olduğu düşünülen kişilerin bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi ve tedavinin konunun uzmanları tarafından planlanması önerilir.
     
     
    BURADA YAZILI OLAN SAĞLIK MAKALELERİ SADECE TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE YÖNELİKTİR. TANI VEYA TEDAVİ AMAÇLI KULLANILAMAZ. YAZIDA BAHSİ GEÇEN TIBBİ DURUMDAN ŞÜPHE EDİLDİĞİNDE DERHAL BİR DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.

    Yazının devamını okumak için

    HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OL!

    Okuma Listeme Ekle
    Favori Listeme Ekle
iHealthFile Banner Reklam
iHealthFile Banner Reklam